← Sure 34

34:32

قَالَ ٱلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوٓا۟ أَنَحْنُ صَدَدْنَـٰكُمْ عَنِ ٱلْهُدَىٰ بَعْدَ إِذْ جَآءَكُم ۖ بَلْ كُنتُم مُّجْرِمِينَ

Kelime kelime

قَالَ
dedi(ler) ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱسْتَكْبَرُوا۟
büyüklük taslayan(lar)
Fiil
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَكْبَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِلَّذِينَ
kimselere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱسْتُضْعِفُوٓا۟
zayıf düşürülen(lere)
Fiil
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتُضْعِفُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَحْنُ
biz mi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
صَدَدْنَٰكُمْ
engelledik
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
صَدَدْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَنِ
hidayetten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِEdatharf-i cer (edat)
ٱلْهُدَىٰ
hidayet
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
هُدَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
إِذْ
size geldikten
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
جَآءَكُم
size geldi
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَلْ
hayır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatidrâb (bel)
كُنتُم
siz kendiniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مُّجْرِمِينَ
suç işliyordunuz
İsim
Kök: جرم
Dilbilgisi (i'rab)
مُّجْرِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Büyüklük taslayanlar, Güçsüz sayılanlara: "Size doğruluk rehberi geldikten sonra ondan sizi biz mi alıkoyduk? Hayır; zaten suçlu kimselerdiniz" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Diğer taraftan büyüklük taslayanlar, zayıf düşürülenlere: "Size hidayet geldikten sonra, sizi ondan biz mi çevirdik? Hayır, siz kendiniz suçluydunuz." derler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kibirlenenler zayıf bırakılanlara (kıyamet gününde) “Size hidayet geldikten sonra sizi ondan biz mi çevirdik? Aksine siz suç işliyordunuz!” diyeceklerdir. Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The arrogant ones will say to those who had been despised: "Was it we who kept you back from Guidance after it reached you? Nay, rather, it was ye who transgressed.

A. Yusuf Alipublic-domain

The oppressors will say to them, ‘Was it we who prevented you from following right guidance after it had reached you? No! You yourselves were sinners.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those who were proud say unto those who were despised: Did we drive you away from the guidance after it had come unto you? Nay, but ye were guilty.

M. Pickthallpublic-domain

Those who were arrogant will say to those who were oppressed, "Did we avert you from guidance after it had come to you? Rather, you were criminals."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال الرؤساء للذين استُضعِفوا: أنحن منعناكم من الهدى بعد إذ جاءكم؟ بل كنتم مجرمين إذ دخلتم في الكفر بإرادتكم مختارين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?