← Sure 35

35:2

مَّا يَفْتَحِ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا ۖ وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Kelime kelime

مَّا
ne ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
يَفْتَحِ
(Allah) açar
Fiil
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْتَحِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لِلنَّاسِ
insanlar için
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مِن
rahmetten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
رَّحْمَةٍ
bir rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحْمَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَلَا
olamaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
مُمْسِكَ
tutan
İsim
Kök: مسك
Dilbilgisi (i'rab)
مُمْسِكَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
لَهَا
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
وَمَا
ve ne ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
يُمْسِكْ
(Allah) tutar
Fiil
Kök: مسك
Dilbilgisi (i'rab)
يُمْسِكْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَلَا
olmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
مُرْسِلَ
salıverecek
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
مُرْسِلَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
لَهُۥ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
مِنۢ
O'ndan sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِهِۦ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَهُوَ
ve O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْعَزِيزُ
üstündür
İsim
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَزِيزُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْحَكِيمُ
hüküm ve hikmet sahibidir
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَكِيمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Allah'ın insanlara verdiği rahmeti önleyebilecek yoktur. O'nun önlediğini de ardından salıverecek yoktur. O, güçlü'dür, Hakim'dir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah, insanlara rahmetinden neyi açarsa artık onu tutacak, kısacak olan yoktur. Her neyi de tutar kısarsa, onu da, ondan sonra salacak yoktur. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah insanlara herhangi bir merhamet açarsa onu tutabilecek kimse yoktur. O’nun tuttuğunu da kendisinden sonra gönderebilecek kimse yoktur. O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

What Allah out of his Mercy doth bestow on mankind there is none can withhold: what He doth withhold, there is none can grant, apart from Him: and He is the Exalted in Power, full of Wisdom.

A. Yusuf Alipublic-domain

No one can withhold the blessing God opens up for people, nor can anyone but Him release whatever He withholds: He is the Almighty, the All Wise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That which Allah openeth unto mankind of mercy none can withhold it; and that which He withholdeth none can release thereafter. He is the Mighty, the Wise.

M. Pickthallpublic-domain

Whatever Allāh grants to people of mercy - none can withhold it; and whatever He withholds - none can release it thereafter. And He is the Exalted in Might, the Wise.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ما يفتح الله للناس من رزق ومطر وصحة وعلم وغير ذلك من النعم، فلا أحد يقدر أن يمسك هذه الرحمة، وما يمسك منها فلا أحد يستطيع أن يرسلها بعده سبحانه وتعالى. وهو العزيز القاهر لكل شيء، الحكيم الذي يرسل الرحمة ويمسكها وَفْق حكمته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?