← Sure 35

35:39

هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَكُمْ خَلَـٰٓئِفَ فِى ٱلْأَرْضِ ۚ فَمَن كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۥ ۖ وَلَا يَزِيدُ ٱلْكَـٰفِرِينَ كُفْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ إِلَّا مَقْتًا ۖ وَلَا يَزِيدُ ٱلْكَـٰفِرِينَ كُفْرُهُمْ إِلَّا خَسَارًا

Kelime kelime

هُوَ
O'dur
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِى
sizi yapan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
جَعَلَكُمْ
sizi yaptı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
خَلَٰٓئِفَ
halifeler (yöneticiler)
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَٰٓئِفَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَمَن
artık kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
كَفَرَ
nankörlük ederse
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَعَلَيْهِ
kendi zararınadır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كُفْرُهُۥ
nankörlüğü
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كُفْرُİsimeril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَزِيدُ
artırmaz
Fiil
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
يَزِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirlerin
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُفْرُهُمْ
küfrü
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كُفْرُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عِندَ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
رَبِّهِمْ
Rableri
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّا
başka bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مَقْتًا
gazabdan
İsim
Kök: مقت
Dilbilgisi (i'rab)
مَقْتًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ve ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَزِيدُ
artırmaz;
Fiil
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
يَزِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirlerin
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُفْرُهُمْ
küfrü
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كُفْرُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّا
başka bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
خَسَارًا
ziyandan
İsim
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
خَسَارًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Sizleri yeryüzüne de hakim kılan O'dur. İnkar edenin inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında yalnız kendilerine olan gazabı arttırır. İnkarcıların inkarı, hüsrandan başka birşey arttırmaz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sizi yeryüzünde halifeler yapan O'dur. Artık kim küfrederse, küfrü kendi aleyhinedir. Kâfirlerin küfürleri, Rablerinin katında kendilerine buğzdan başka bir şey artırmaz, kâfirlerin küfürleri kendilerine zarardan başka bir şey artırmaz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O (Allah) sizi yeryüzünde halifeler (sorumlular) olarak görevlendirmiştir. Kim kâfir olursa küfrü kendi aleyhinedir. Kâfirlerin küfrü Rableri katında öfkeden başka bir şey artırmaz. Kâfirlerin küfrü kayıptan başka bir şey(lerini) artırmaz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He it is That has made you inheritors in the earth: if, then, any do reject (Allah), their rejection (works) against themselves: their rejection but adds to the odium for the Unbelievers in the sight of their Lord: their rejection but adds to (their own) undoing.

A. Yusuf Alipublic-domain

it is He who made you [people] successors to the land. Those who deny the truth will bear the consequences: their denial will only make them more odious to their Lord, and add only to their loss.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He it is Who hath made you regents in the earth; so he who disbelieveth, his disbelief be on his own head. Their disbelief increaseth for the disbelievers, in their Lord's sight, naught save abhorrence. Their disbelief increaseth for the disbelievers naught save loss.

M. Pickthallpublic-domain

It is He who has made you successors upon the earth. And whoever disbelieves - upon him will be [the consequence of] his disbelief. And the disbelief of the disbelievers does not increase them in the sight of their Lord except in hatred; and the disbelief of the disbelievers does not increase them except in loss.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

الله هو الذي جعلكم -أيها الناس- يَخْلُف بعضكم بعضًا في الأرض، فمن جحد وحدانية الله منكم فعلى نفسه ضرره وكفره ولا يزيد الكافرين كفرهم عند ربهم إلا بغضًا وغضبًا، ولا يزيدهم كفرهم بالله إلا ضلالا وهلاكًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?