← Sure 38

38:4

وَعَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ ۖ وَقَالَ ٱلْكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا سَـٰحِرٌ كَذَّابٌ

Kelime kelime

وَعَجِبُوٓا۟
ve hayret ettiler
Fiil
Kök: عجب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَجِبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
onlara gelmesine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
جَآءَهُم
onlara gelince
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُّنذِرٌ
bir uyarıcı (peygamber)
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
مُّنذِرٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهُمْ
kendilerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَقَالَ
ve dedi(ler) ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْكَٰفِرُونَ
kafirler
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
سَٰحِرٌ
bir sihirbazdır
İsim
Kök: سحر
Dilbilgisi (i'rab)
سَٰحِرٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
كَذَّابٌ
yalancı
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّابٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İçlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiğine şaştılar da kâfirler: "Bu bir sihirbazdır, yalancıdır" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşmış ve o kâfirler “Bu bir büyücüdür; çok yalancıdır! Bütün ilahları (yalanlayıp) tek ilah mı (var diyor)? Şüphesiz ki bu çok tuhaf bir şeydir!” demişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So they wonder that a Warner has come to them from among themselves! and the Unbelievers say, "This is a sorcerer telling lies!

A. Yusuf Alipublic-domain

The disbelievers think it strange that a prophet of their own people has come to warn them: they say, ‘He is just a lying sorcerer.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they marvel that a warner from among themselves hath come unto them, and the disbelievers say: This is a wizard, a charlatan.

M. Pickthallpublic-domain

And they wonder that there has come to them a warner [i.e., Prophet Muḥammad (ﷺ)] from among themselves. And the disbelievers say, "This is a magician and a liar.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وعجِب هؤلاء الكفار مِن بعث الله إليهم بشرا منهم؛ ليدعوهم إلى الله ويخوَّفهم عذابه، وقالوا: إنه ليس رسولا بل هو كاذب في قوله، ساحر لقومه، كيف يصيِّر الآلهة الكثيرة إلهًا واحدًا؟ إنَّ هذا الذي جاء به ودعا إليه لَشيء عجيب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular