← Sure 39

39:18

ٱلَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُۥٓ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمْ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَـٰبِ

Kelime kelime

ٱلَّذِينَ
onlar ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَسْتَمِعُونَ
dinlerler
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَمِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْقَوْلَ
sözü
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْلَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
فَيَتَّبِعُونَ
ve uyarlar
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يَتَّبِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَحْسَنَهُۥٓ
onun en güzeline
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْسَنَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلَّذِينَ
kimselerdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
هَدَىٰهُمُ
doğru yola ilettikleri
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هَدَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَأُو۟لَٰٓئِكَ
ve işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
أُو۟لُوا۟
sahipleridir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لُوا۟İsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْأَلْبَٰبِ
sağduyu
İsim
Kök: لبب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَلْبَٰبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar (her) sözü dinlerler; en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah’ın doğru yola ulaştırdığı kişilerdir. Derin akıl sahipleri de işte sadece onlardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those who listen to the Word, and follow the best (meaning) in it: those are the ones whom Allah has guided, and those are the ones endued with understanding.

A. Yusuf Alipublic-domain

who listen to what is said and follow what is best. These are the ones God has guided; these are the people of understanding.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Who hear advice and follow the best thereof. Such are those whom Allah guideth, and such are men of understanding.

M. Pickthallpublic-domain

Who listen to speech and follow the best of it. Those are the ones Allāh has guided, and those are people of understanding.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين اجتنبوا طاعة الشيطان وعبادة غير الله، وتابوا إلى الله بعبادته وإخلاص الدين له، لهم البشرى في الحياة الدنيا بالثناء الحسن والتوفيق من الله، وفي الآخرة رضوان الله والنعيم الدائم في الجنة. فبشِّر -أيها النبي- عبادي الذين يستمعون القول فيتبعون أرشده. وأحسن الكلام وأرشده كلام الله ثم كلام رسوله. أولئك هم الذين وفقهم الله للرشاد والسداد، وهداهم لأحسن الأخلاق والأعمال، وأولئك هم أصحاب العقول السليمة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?