← Sure 4

4:170

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلرَّسُولُ بِٱلْحَقِّ مِن رَّبِّكُمْ فَـَٔامِنُوا۟ خَيْرًا لَّكُمْ ۚ وَإِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
Ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلنَّاسُ
insanlar
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
قَدْ
muhakkak ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
جَآءَكُمُ
size getirdi
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلرَّسُولُ
Elçi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّسُولُİsimeril، merfû (nominatif)
بِٱلْحَقِّ
gerçeği
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
مِن
Rabbinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَـَٔامِنُوا۟
inanın
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ـَٔامِنُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
خَيْرًا
yararınıza olarak
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
لَّكُمْ
kendi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
تَكْفُرُوا۟
inkar ederseniz
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَإِنَّ
bilin ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
لِلَّهِ
Allah'ındır
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مَا
olanlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
فِى
göklerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yerde
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَكَانَ
ve
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلِيمًا
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَكِيمًا
hüküm ve hikmet sahibidir
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حَكِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Ey İnsanlar! Peygamber Rabbiniz'den size gerçekle geldi, inanın, bu sizin hayrınızadır. İnkar ederseniz, bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Allah bilendir. Hakim'dir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey insanlar, Resul size, Rabbi'nizden hakkı (gerçeği) getirdi. Kendi yararınıza olarak ona inanın. Eğer inkâr ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey insanlar! Elbette Elçi size Rabbinizden gerçeği getirdi; kendi iyiliğiniz için (ona) iman edin! İnkâr ederseniz, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz ki hepsi yalnızca Allah’a aittir. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O Mankind! The Messenger hath come to you in truth from Allah: believe in him: It is best for you. But if ye reject Faith, to Allah belong all things in the heavens and on earth: And Allah is All-knowing, All-wise.

A. Yusuf Alipublic-domain

The Messenger has come to you [people] with the truth from your Lord, so believe- that is best for you- for even if you disbelieve, all that is in the heavens and the earth still belongs to God, and He is all knowing and all wise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O mankind! The messenger hath come unto you with the Truth from your Lord. Therefor believe; (it is) better for you. But if ye disbelieve, still, lo! unto Allah belongeth whatsoever is in the heavens and the earth. Allah is ever Knower, Wise.

M. Pickthallpublic-domain

O mankind, the Messenger has come to you with the truth from your Lord, so believe; it is better for you. But if you disbelieve - then indeed, to Allāh belongs whatever is in the heavens and earth. And ever is Allāh Knowing and Wise.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الناس قد جاءكم رسولنا محمد صلى الله عليه وسلم بالإسلام دين الحق من ربكم، فَصَدِّقوه واتبعوه، فإن الإيمان به خيرلكم، وإن تُصرُّوا على كفركم فإن الله غني عنكم وعن إيمانكم؛ لأنه مالك ما في السموات والأرض. وكان الله عليمًا بأقوالكم وأفعالكم، حكيمًا في تشريعه وأمره. فإذا كانت السموات والأرض قد خضعتا لله تعالى كونًا وقدرًا خضوع سائر ملكه، فأولى بكم أن تؤمنوا بالله وبرسوله محمد صلى الله عليه وسلم، وبالقرآن الذي أنزله عليه، وأن تنقادوا لذلك شرعًا حتى يكون الكون كلُّه خاضعًا لله قدرًا وشرعًا. وفي الآية دليل على عموم رسالة نبي الله ورسوله محمد صلى الله عليه وسلم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?