← Sure 4

4:172

لَّن يَسْتَنكِفَ ٱلْمَسِيحُ أَن يَكُونَ عَبْدًا لِّلَّهِ وَلَا ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ ٱلْمُقَرَّبُونَ ۚ وَمَن يَسْتَنكِفْ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَيَسْتَكْبِرْ فَسَيَحْشُرُهُمْ إِلَيْهِ جَمِيعًا

Kelime kelime

لَّن
çekinmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّنEdatolumsuzluk
يَسْتَنكِفَ
çekinen(lere)
Fiil
Kök: نكف
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَنكِفَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْمَسِيحُ
Mesih
İsim
Kök: مسح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَسِيحُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَن
olmaktan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَكُونَ
olmalı
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَبْدًا
kul
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عَبْدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّلَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve melekler de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
melekler
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَٰٓئِكَةُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْمُقَرَّبُونَ
(Allah'a) yaklaştırılmış
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُقَرَّبُونَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)، sıfat
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
يَسْتَنكِفْ
çekinirse
Fiil
Kök: نكف
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَنكِفْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَنْ
O'na kulluktan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
عِبَادَتِهِۦ
bunların tapmalarını
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَيَسْتَكْبِرْ
ve büyüklük taslarsa
Fiil
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَسْتَكْبِرْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَسَيَحْشُرُهُمْ
bilsin ki O toplayacaktır
Fiil
Kök: حشر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يَحْشُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَيْهِ
kendi huzuruna
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
جَمِيعًا
onların hepsini
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمِيعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Mesih de, gözde melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, hepsini huzuruna toplayacaktır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hiçbir zaman Mesih de Allah'ın bir kulu olmaktan çekinmez, Allah'a yakın melekler de. Kim O'na kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Mesih (İsa) ve (Allah’a) yakınlaştırılmış melekler, Allah’ın kulu olmaktan geri durmazlar. Kim O’na kulluktan geri durup kibirlenirse, (bilsin ki Allah) hepsini ileride huzuruna toplayacaktır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Christ disdaineth nor to serve and worship Allah, nor do the angels, those nearest (to Allah): those who disdain His worship and are arrogant,-He will gather them all together unto Himself to (answer).

A. Yusuf Alipublic-domain

The Messiah would never disdain to be a servant of God, nor would the angels who are close to Him. He will gather before Him all those who disdain His worship and are arrogant:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The Messiah will never scorn to be a slave unto Allah, nor will the favoured angels. Whoso scorneth His service and is proud, all such will He assemble unto Him;

M. Pickthallpublic-domain

Never would the Messiah disdain to be a servant of Allāh, nor would the angels near [to Him]. And whoever disdains His worship and is arrogant - He will gather them to Himself all together.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لن يَأْنف ولن يمتنع المسيح أن يكون عبدًا لله، وكذلك لن يأنَفَ الملائكة المُقَرَّبون من الإقرار بالعبودية لله تعالى. ومن يأنف عن الانقياد والخضوع ويستكبر فسيحشرهم كلهم إليه يوم القيامة، ويفصلُ بينهم بحكمه العادل، ويجازي كلا بما يستحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?