← Sure 4

4:5

وَلَا تُؤْتُوا۟ ٱلسُّفَهَآءَ أَمْوَٰلَكُمُ ٱلَّتِى جَعَلَ ٱللَّهُ لَكُمْ قِيَـٰمًا وَٱرْزُقُوهُمْ فِيهَا وَٱكْسُوهُمْ وَقُولُوا۟ لَهُمْ قَوْلًا مَّعْرُوفًا

Kelime kelime

وَلَا
vermeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تُؤْتُوا۟
verilen
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
تُؤْتُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلسُّفَهَآءَ
aklı ermezlere
İsim
Kök: سفه
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سُّفَهَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
أَمْوَٰلَكُمُ
mallarınızı
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّتِى
ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
جَعَلَ
yapmıştır
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
قِيَٰمًا
bir geçim kaynağı
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قِيَٰمًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٱرْزُقُوهُمْ
ve onları besleyin
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱرْزُقُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِيهَا
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَٱكْسُوهُمْ
ve giydirin
Fiil
Kök: كسو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱكْسُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَقُولُوا۟
ve söyleyin
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قُولُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
قَوْلًا
söz
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْلًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّعْرُوفًا
güzel
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعْرُوفًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'ın, sizi başına diktiği mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (muhakemesi henüz gelişmemiş olanlara) vermeyin! Onlarla (kendi mallarıyla) onları besleyin, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To those weak of understanding Make not over your property, which Allah hath made a means of support for you, but feed and clothe them therewith, and speak to them words of kindness and justice.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not entrust your property to the feeble-minded. God has made it a means of support for you: make provision for them from it, clothe them, and address them kindly.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Give not unto the foolish (what is in) your (keeping of their) wealth, which Allah hath given you to maintain; but feed and clothe them from it, and speak kindly unto them.

M. Pickthallpublic-domain

And do not give the weak-minded your property, which Allāh has made a means of sustenance for you, but provide for them with it and clothe them and speak to them words of appropriate kindness.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تؤتوا -أيها الأولياء- من يُبَذِّر من الرجال والنساء والصبيان أموالهم التي تحت أيديكم فيضعوها في غير وجهها، فهذه الأموال هي التي عليها قيام حياة الناس، وأنفقوا عليهم منها واكسوهم، وقولوا لهم قولا معروفًا من الكلام الطيب والخلق الحسن.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular