← Sure 4

4:81

وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَإِذَا بَرَزُوا۟ مِنْ عِندِكَ بَيَّتَ طَآئِفَةٌ مِّنْهُمْ غَيْرَ ٱلَّذِى تَقُولُ ۖ وَٱللَّهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ ۖ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ ۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

Kelime kelime

وَيَقُولُونَ
derler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
طَاعَةٌ
peki (tamam)
İsim
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
طَاعَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَإِذَا
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
بَرَزُوا۟
çıkınca
Fiil
Kök: برز
Dilbilgisi (i'rab)
بَرَزُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنْ
senin yanından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِندِكَ
o sendendir
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
بَيَّتَ
geceleyin kurarlar
Fiil
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
بَيَّتَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
طَآئِفَةٌ
birtakımı
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَآئِفَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهُمْ
içlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
غَيْرَ
tersini
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِى
şeyin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
تَقُولُ
söylemiş olduğun
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
تَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَكْتُبُ
yazmaktadır
Fiil
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْتُبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يُبَيِّتُونَ
geceleyin düşünüp kurdukların
Fiil
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
يُبَيِّتُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَأَعْرِضْ
sen aldırma
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَعْرِضْFiilemir، 2. tekil eril
عَنْهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَتَوَكَّلْ
ve dayan
Fiil
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَوَكَّلْFiilemir، 2. tekil eril
عَلَى
Allah'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَكَفَىٰ
ve yeter
Fiil
Kök: كفي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَفَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَكِيلًا
vekil olarak
İsim
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
وَكِيلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

"Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin senin dediklerinden başka bir şey kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor, onlara aldırış etme. Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sana "Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin (gündüz) söylemiş olduklarının tersini kurarlar. Allah onların geceleyin tasarladıklarını yazıyor. Sen onlara aldırma. Allah'a güven. Vekil olarak Allah yeter.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Münafıklar) “Başüstüne!” derler. Yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazmaktadır. Onlardan yüz çevir (aldırma) ve Allah’a güven! Vekil (güven kaynağı) olarak Allah yeter.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They have "Obedience" on their lips; but when they leave thee, a section of them Meditate all night on things very different from what thou tellest them. But Allah records their nightly (plots): So keep clear of them, and put thy trust in Allah, and enough is Allah as a disposer of affairs.

A. Yusuf Alipublic-domain

They say, ‘We obey you,’ but as soon as they leave your presence, some of them scheme by night to do other than what you said. God records what they scheme, so leave them alone, and put your trust in God: He is sufficient protector.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they say: (It is) obedience; but when they have gone forth from thee a party of them spend the night in planning other than what thou sayest. Allah recordeth what they plan by night. So oppose them and put thy trust in Allah. Allah is sufficient as Trustee.

M. Pickthallpublic-domain

And they say, "[We pledge] obedience." But when they leave you, a group of them spend the night determining to do other than what you say. But Allāh records what they plan by night. So leave them alone and rely upon Allāh. And sufficient is Allāh as Disposer of affairs.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويُظْهر هؤلاء المعرضون، وهم في مجلس رسول الله صلى الله عليه وسلم، طاعتهم للرسول وما جاء به، فإذا ابتعدوا عنه وانصرفوا عن مجلسه، دبَّر جماعة منهم ليلا غير ما أعلنوه من الطاعة، وما علموا أن الله يحصي عليهم ما يدبرون، وسيجازيهم عليه أتم الجزاء، فتول عنهم -أيها الرسول- ولا تبال بهم، فإنهم لن يضروك، وتوكل على الله، وحسبك به وليّاً وناصرًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?