← Sure 4

4:97

إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ قَالُوا۟ فِيمَ كُنتُمْ ۖ قَالُوا۟ كُنَّا مُسْتَضْعَفِينَ فِى ٱلْأَرْضِ ۚ قَالُوٓا۟ أَلَمْ تَكُنْ أَرْضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةً فَتُهَاجِرُوا۟ فِيهَا ۚ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًا

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
canlarını alırken
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
تَوَفَّىٰهُمُ
öldürür
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
تَوَفَّىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
melekler
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَٰٓئِكَةُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ظَالِمِىٓ
yazık eden kimselere
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَالِمِىٓİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
أَنفُسِهِمْ
nefislerine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِيمَ
ne işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
مَİsimsoru
كُنتُمْ
idiniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُنَّا
biz aciz düşürülmüştük
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مُسْتَضْعَفِينَ
gerçekten zayıf
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
مُسْتَضْعَفِينَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
فِى
yer yüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
قَالُوٓا۟
(Melekler) dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَلَمْ
değil miydi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
تَكُنْ
etmemiş
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُنْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
أَرْضُ
yeri
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْضُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٰسِعَةً
geniş
İsim
Kök: وسع
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰسِعَةًİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَتُهَاجِرُوا۟
göç edeydiniz
Fiil
Kök: هجر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
تُهَاجِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِيهَا
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فَأُو۟لَٰٓئِكَ
işte onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatek bağlaç، ön ek
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
مَأْوَىٰهُمْ
durağı
İsim
Kök: أوي
Dilbilgisi (i'rab)
مَأْوَىٰİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
جَهَنَّمُ
cehennemdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
جَهَنَّمُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَسَآءَتْ
ve ne kötü
Fiil
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
سَآءَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مَصِيرًا
bir gidiş yeridir
İsim
Kök: صير
Dilbilgisi (i'rab)
مَصِيرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Kendilerine yazık edenlerin melekler canlarını aldıkları zaman onlara: "Ne yaptınız bakalım?" deyince, "Biz yeryüzünde zavallı kimselerdik" diyecekler, melekler de: "Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" cevabını verecekler. Onlarınvaracakları yer cehennemdir. Orası ne kötü dönülecek yerdir!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Melekler, kendilerine zulmeden kişilerin canlarını aldıklarında, onlara, "Ne işte idiniz?" derler. Onlar da: "Biz yer yüzünde zayıf kimselerdik." derler. Melekler: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, siz de orada hicret etseydiniz ya?" derler. İşte bunların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü gidiş yeridir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Melekler, canlarını alırken kendilerine yazık eden kişilere “Neredeydiniz? (Ne işle meşguldünüz?)” derler. Onlar “Biz yeryüzünde güçsüzdük.” derler. Onlar (melekler) “Allah’ın arzı (yeryüzü) geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!” derler. İşte onların barınağı cehennemdir. Ne kötü varış yeridir (orası)!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When angels take the souls of those who die in sin against their souls, they say: "In what (plight) Were ye?" They reply: "Weak and oppressed Were we in the earth." They say: "Was not the earth of Allah spacious enough for you to move yourselves away (From evil)?" Such men will find their abode in Hell,- What an evil refuge! -

A. Yusuf Alipublic-domain

When the angels take the souls of those who have wronged themselves, they ask them, ‘What circumstances were you in?’ They reply, ‘We were oppressed in this land,’ and the angels say, ‘But was God’s earth not spacious enough for you to migrate to some other place?’ These people will have Hell as their refuge, an evil destination,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! as for those whom the angels take (in death) while they wrong themselves, (the angels) will ask: In what were ye engaged? They will say: We were oppressed in the land. (The angels) will say: Was not Allah's earth spacious that ye could have migrated therein? As for such, their habitation will be hell, an evil journey's end;

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those whom the angels take [in death] while wronging themselves - [the angels] will say, "In what [condition] were you?" They will say, "We were oppressed in the land." They [the angels] will say, "Was not the earth of Allāh spacious [enough] for you to emigrate therein?" For those, their refuge is Hell - and evil it is as a destination.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين توفَّاهم الملائكة وقد ظلموا أنفسهم بقعودهم في دار الكفر وترك الهجرة، تقول لهم الملائكة توبيخًا لهم: في أي شيء كنتم من أمر دينكم؟ فيقولون: كنا ضعفاء في أرضنا، عاجزين عن دفع الظلم والقهر عنا، فيقولون لهم توبيخا: ألم تكن أرض الله واسعة فتخرجوا من أرضكم إلى أرض أخرى بحيث تأمنون على دينكم؟ فأولئك مثواهم النار، وقبح هذا المرجع والمآب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?