← Sure 4

4:98

إِلَّا ٱلْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلْوِلْدَٰنِ لَا يَسْتَطِيعُونَ حِيلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَبِيلًا

Kelime kelime

إِلَّا
yalnız hariçtir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdatistisnâ (illâ)
ٱلْمُسْتَضْعَفِينَ
gerçekten zayıf
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُسْتَضْعَفِينَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
مِنَ
erkekler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلرِّجَالِ
erkekler
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّجَالِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلنِّسَآءِ
ve kadınlar
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نِّسَآءِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْوِلْدَٰنِ
ve çocuklar
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وِلْدَٰنِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
لَا
gücü yetmeyenler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَسْتَطِيعُونَ
bulamazlar
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَطِيعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حِيلَةً
hiçbir çareye
İsim
Kök: حول
Dilbilgisi (i'rab)
حِيلَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ve (göç için) bulamayan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَهْتَدُونَ
doğru yola gelirler
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْتَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَبِيلًا
yol
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Çaresiz kalan, yol bulamayan zavallı erkek, kadın ve çocuklar müstesnadırlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç...

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hiçbir çareye gücü yetmeyen, (hicret için) hiçbir yol bulamayan zayıf düşürülmüş erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Except those who are (really) weak and oppressed - men, women, and children - who have no means in their power, nor (a guide-post) to their way.

A. Yusuf Alipublic-domain

but not so the truly helpless men, women, and children who have no means in their power nor any way to leave-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Except the feeble among men, and the women, and the children, who are unable to devise a plan and are not shown a way.

M. Pickthallpublic-domain

Except for the oppressed among men, women, and children who cannot devise a plan nor are they directed to a way -

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويعذر من ذاك المصير العجزة من الرجال والنساء والصغار الذين لا يقدرون على دفع القهر والظلم عنهم، ولا يعرفون طريقًا يخلصهم مما هم فيه من المعاناة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?