← Sure 40

40:18

وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْـَٔازِفَةِ إِذِ ٱلْقُلُوبُ لَدَى ٱلْحَنَاجِرِ كَـٰظِمِينَ ۚ مَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ

Kelime kelime

وَأَنذِرْهُمْ
ve onları uyar
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنذِرْFiilemir، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَوْمَ
güne (karşı)
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْءَازِفَةِ
yaklaşan
İsim
Kök: أزف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَازِفَةِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، mecrûr (genitif)
إِذِ
zira
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذِİsimzaman zarfı
ٱلْقُلُوبُ
yürekler
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُلُوبُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
لَدَى
dayanmıştır
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
لَدَىİsimmekân zarfı
ٱلْحَنَاجِرِ
gırtlaklara
İsim
Kök: حنجر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَنَاجِرِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كَٰظِمِينَ
yutkunur dururlar
İsim
Kök: كظم
Dilbilgisi (i'rab)
كَٰظِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
مَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
لِلظَّٰلِمِينَ
zalimlerin
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
مِنْ
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
حَمِيمٍ
dostu
İsim
Kök: حمم
Dilbilgisi (i'rab)
حَمِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
شَفِيعٍ
bir aracıları
İsim
Kök: شفع
Dilbilgisi (i'rab)
شَفِيعٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يُطَاعُ
sözü tutulur
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
يُطَاعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril

Meal

TR

Onları, yüreklerin ağıza geleceği, tasadan yutkunacakları, yaklaşan kıyamet günü ile uyar. Zalimlerin ne dostu ne de sözü dinlenecek şefaatçisi olur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yaklaşmakta olan o felaket (kıyamet) gününü de onlara haber ver. O dem ki yürekler gırtlaklara dayanmıştır, yutkunup dururlar. Zalimler için ne ısınacak bir dost vardır, ne de sözü dinlenecek bir şefaatçi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yaklaşan gün hakkında onları uyar! Çünkü (o anda) dehşet içinde yutkunurken yürekleri ağızlarına gelecektir. Zalimlerin hiçbir dostu ve sözü dinlenir hiçbir şefaatçisi yoktur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Warn them of the Day that is (ever) drawing near, when the hearts will (come) right up to the throats to choke (them); No intimate friend nor intercessor will the wrong-doers have, who could be listened to.

A. Yusuf Alipublic-domain

Warn them [Prophet] of the ever-approaching Day, when hearts are at throats, choking them. The evildoer will have no friends, nor any intercessor to be heeded.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Warn them (O Muhammad) of the Day of the approaching (doom), when the hearts will be choking the throats, (when) there will be no friend for the wrong-doers, nor any intercessor who will be heard.

M. Pickthallpublic-domain

And warn them, [O Muḥammad], of the Approaching Day, when hearts are at the throats, filled [with distress]. For the wrongdoers there will be no devoted friend and no intercessor [who is] obeyed.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وحذِّر -أيها الرسول- الناس من يوم القيامة القريب، وإن استبعدوه، إذ قلوب العباد مِن مخافة عقاب الله قد ارتفعت من صدورهم، فتعلقت بحلوقهم، وهم ممتلئون غمًّا وحزنًا. ما للظالمين من قريب ولا صاحب، ولا شفيع يشفع لهم عند ربهم، فيستجاب له.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?