← Sure 40

40:58

وَمَا يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَلَا ٱلْمُسِىٓءُ ۚ قَلِيلًا مَّا تَتَذَكَّرُونَ

Kelime kelime

وَمَا
olmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
يَسْتَوِى
eşit
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَوِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْأَعْمَىٰ
kör
İsim
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَعْمَىٰİsimeril، merfû (nominatif)
وَٱلْبَصِيرُ
ve gören
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَصِيرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَعَمِلُوا۟
ve yapanlar
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَمِلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّٰلِحَٰتِ
iyi işler
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحَٰتِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
ٱلْمُسِىٓءُ
kötülük yapan
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُسِىٓءُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)
قَلِيلًا
az
İsim
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
قَلِيلًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
مَّا
ne kadar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
تَتَذَكَّرُونَ
düşünüyorsunuz
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَذَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Körle gören, inanıp yararlı iş işleyenlerle kötülük yapan bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kör ile gören bir olmaz, iman edip salih ameller işleyen kimseler ile kötülük yapan da bir değildir. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Körle gören, iman edip iyi işler yapanlarla kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Not equal are the blind and those who (clearly) see: Nor are (equal) those who believe and work deeds of righteousness, and those who do evil. Little do ye learn by admonition!

A. Yusuf Alipublic-domain

The blind and the sighted are not equal, just as those who believe and do good works and those who do evil are not equal: how seldom you reflect!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the blind man and the seer are not equal, neither are those who believe and do good works (equal with) the evil-doer. Little do ye reflect!

M. Pickthallpublic-domain

And not equal are the blind and the seeing, nor are those who believe and do righteous deeds and the evildoer. Little do you remember.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما يستوي الأعمى والبصير، وكذلك لا يستوي المؤمنون الذين يُقِرُّون بأن الله هو الإله الحق لا شريك له، ويستجيبون لرسله ويعملون بشرعه، والجاحدون الذين ينكرون أن الله هو الإله الحق، ويكذبون رسله ولا يعملون بشرعه. قليلا ما تتذكرون -أيها الناس- حجج الله، فتعتبرون، وتتعظون بها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?