← Sure 40

40:61

ٱللَّهُ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

Kelime kelime

ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلَّذِى
O'dur ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
جَعَلَ
yaptı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُمُ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلَّيْلَ
geceyi
İsim
Kök: ليل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّEdatmarife (belirli)، ön ek
يْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
لِتَسْكُنُوا۟
istirahat etmeniz için
Fiil
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَسْكُنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِيهِ
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱلنَّهَارَ
ve gündüzü
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّهَارَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مُبْصِرًا
görmeniz için
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
مُبْصِرًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
لَذُو
sahibidir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ذُوİsimeril tekil، merfû (nominatif)
فَضْلٍ
lutuf
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَلَٰكِنَّ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنَّEdatmansûb (akuzatif)
أَكْثَرَ
çoğu
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْثَرَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
لَا
şükretmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَشْكُرُونَ
şükreden
Fiil
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Size, geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü aydınlık olarak yaratan Allah'tır. Doğrusu Allah insanlara karşı lütufkardır, ama insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İçinde dinlenesiniz diye geceyi, göz açıcı bir aydınlık olarak da gündüzü sizin için yaratan Allah'tır. Gerçekten Allah insanlara karşı bir lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu şükretmezler

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah, içinde dinlenesiniz diye sizin için geceyi yaratan, (çalışıp kazanmanız için de) gündüzü aydınlık kılandır. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is Allah Who has made the Night for you, that ye may rest therein, and the days as that which helps (you) to see. Verily Allah is full of Grace and Bounty to men: yet most men give no thanks.

A. Yusuf Alipublic-domain

It is God who has given you the night in which to rest and the day in which to see. God is truly bountiful to people, but most people do not give thanks.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Allah it is Who hath appointed for you night that ye may rest therein, and day for seeing. Lo! Allah is a Lord of bounty for mankind, yet most of mankind give not thanks.

M. Pickthallpublic-domain

It is Allāh who made for you the night that you may rest therein and the day giving sight. Indeed, Allāh is the possessor of bounty for the people, but most of them are not grateful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

الله وحده هو الذي جعل لكم الليل؛ لتسكنوا فيه، وتحققوا راحتكم، والنهار مضيئًا؛ لتُصَرِّفوا فيه أمور معاشكم. إن الله لذو فضل عظيم على الناس، ولكن أكثرهم لا يشكرون له بالطاعة وإخلاص العبادة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?