← Sure 40

40:82

أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِنْهُمْ وَأَشَدَّ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

Kelime kelime

أَفَلَمْ
gezip dolaşmadılar mı?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَسِيرُوا۟
gezmediler mi?
Fiil
Kök: سير
Dilbilgisi (i'rab)
يَسِيرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَيَنظُرُوا۟
görsünler
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَنظُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
كَانَ
olduğunu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَٰقِبَةُ
sonunun
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰقِبَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مِن
kendilerinden önceki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَانُوٓا۟
onlar idiler
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَكْثَرَ
daha çok
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْثَرَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
مِنْهُمْ
bunlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَشَدَّ
ve daha şiddetli
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَشَدَّİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
قُوَّةً
kuvvet bakımından
İsim
Kök: قوي
Dilbilgisi (i'rab)
قُوَّةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَءَاثَارًا
ve eserleri bakımından
İsim
Kök: أثر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاثَارًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فِى
yeryüzündeki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَمَآ
ama hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَآEdatolumsuzluk
أَغْنَىٰ
yarar sağlamadı
Fiil
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
أَغْنَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَنْهُم
kendilerine;
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَّا
şeyler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَكْسِبُونَ
kazanıyor(lar)
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْسِبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden daha çok, daha kuvvetli, yeryüzünde bıraktıkları eserler daha sağlam olan öncekilerin sonuçlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Kazandıkları onlara bir fayda vermemiştir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Daha yeryüzünde gezip de bir bakmazlar mı? Kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Onlar kendilerinden hem daha çok, hem de kuvvetçe ve yeryüzündeki eserlerinin sağlamlığı bakımından daha çetindiler. Öyle iken o kazandıkları şeyler, kendilerini kurtaramadı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek üzere yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? Öncekiler bunlardan daha çoktu, kuvvetçe ve yeryüzündeki eserleri bakımından da daha sağlamdılar. (Fakat) kazandıkları şeyler, onlara asla yarar sağlamamıştır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Do they not travel through the earth and see what was the End of those before them? They were more numerous than these and superior in strength and in the traces (they have left) in the land: Yet all that they accomplished was of no profit to them.

A. Yusuf Alipublic-domain

Have they not travelled through the land and seen how those who lived before them met their end? They were more numerous than them, stronger than them, and made a more impressive mark on the land, yet what they achieved was of no use to them at all.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Have they not travelled in the land to see the nature of the consequence for those before them? They were more numerous than these, and mightier in power and (in the) traces (which they left behind them) in the earth. But all that they used to earn availed them not.

M. Pickthallpublic-domain

Have they not traveled through the land and observed how was the end of those before them? They were more numerous than themselves and greater in strength and in impression on the land, but they were not availed by what they used to earn.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أفلم يَسِرْ هؤلاء المكذبون في الأرض ويتفكروا في مصارع الأمم المكذبة من قبلهم، كيف كانت عاقبتهم؟ وكانت هذه الأمم السابقة أكثر منهم عددًا وعدة وآثارًا في الأرض من الأبنية والمصانع والغراس وغير ذلك، فما أغنى عنهم ما كانوا يكسبونه حين حلَّ بهم بأس الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?