← Sure 41

41:4

بَشِيرًا وَنَذِيرًا فَأَعْرَضَ أَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

Kelime kelime

بَشِيرًا
müjdeleyici olarak
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
بَشِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَنَذِيرًا
ve uyarıcı olarak
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَذِيرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَأَعْرَضَ
fakat yüz çevirmiştir
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَعْرَضَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَكْثَرُهُمْ
çokları
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْثَرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَهُمْ
onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
işitmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَسْمَعُونَ
işitecekleri
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Bu Kitap, merhametli olan Allah katından indirilmedir; bilen bir millet için müjdeci ve uyarıcı olmak üzere Arapça okunarak, ayetleri uzun uzun açıklanmıştır. Ama insanların çoğu yüz çevirmiştir, onlar işitmezler de: "Bizi çağırdığın şeye karşı kalblerimiz kapalıdır, kulaklarımızda ağırlık, bizimle senin aranda anlaşmamıza engel vardır; istediğini yap, biz de yapacağız" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat insanların çoğu yüz çevirmişlerdir. Artık onlar gerçeği işitmezler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Bu), ayetleri Arapça bir Kur’an olarak açıklanmış, bilen bir toplum için müjdeleyici ve uyarıcı olarak (indirilmiş) bir kitaptır. Fakat onların çoğu yüz çevirdi; artık dinlemezler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Giving good news and admonition: yet most of them turn away, and so they hear not.

A. Yusuf Alipublic-domain

giving good news and warning. Yet most of them turn away and so do not hear.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Good tidings and a warning. But most of them turn away so that they hear not.

M. Pickthallpublic-domain

As a giver of good tidings and a warner; but most of them turn away, so they do not hear.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

بشيرًا بالثواب العاجل والآجل لمن آمن به وعمل بمقتضاه، ونذيرًا بالعقاب العاجل والآجل لمن كفر به، فأعرض عنه أكثر الناس، فهم لا يسمعون له سماع قَبول وإجابة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution