← Sure 42

42:26

وَيَسْتَجِيبُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَيَزِيدُهُم مِّن فَضْلِهِۦ ۚ وَٱلْكَـٰفِرُونَ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ

Kelime kelime

وَيَسْتَجِيبُ
ve dileklerini kabul eder
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَسْتَجِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(ların)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَعَمِلُوا۟
ve yapanların
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَمِلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّٰلِحَٰتِ
iyi işler
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحَٰتِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَيَزِيدُهُم
ve onlara daha fazlasını verir
Fiil
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَزِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّن
lutuf ve kereminden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
فَضْلِهِۦ
lutuf
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱلْكَٰفِرُونَ
kafirlere gelince
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
لَهُمْ
onlara da vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
شَدِيدٌ
çetin
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
شَدِيدٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden, yaptıklarınızı bilen, inanıp yararlı işler işleyenlerin duasını kabul eden, lütfuyla onların ecrini arttıran O'dur. Ama, inkarcılar için çetin azap vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah iman edip, salih amel işleyenlerin tevbesini kabul eder, onlara lütfundan daha fazlasını verir. Kâfirler için ise şiddetli bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Allah) iman edip iyi işler yapanların çağrısına (duasına) icabet eder (cevap verir); lütfundan onların (ödülünü) artırır. Kâfirlere gelince, onlara da şiddetli bir azap vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And He listens to those who believe and do deeds of righteousness, and gives them increase of His Bounty: but for the Unbelievers their is a terrible Penalty.

A. Yusuf Alipublic-domain

He responds to those who believe and do good deeds, and gives them more of His bounty; agonizing torment awaits the disbelievers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And accepteth those who do good works, and giveth increase unto them of His bounty. And as for disbelievers, theirs will be an awful doom.

M. Pickthallpublic-domain

And He answers [the supplication of] those who have believed and done righteous deeds and increases [for] them from His bounty. But the disbelievers will have a severe punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويستجيب الذين آمنوا بالله ورسوله لربهم لِمَا دعاهم إليه وينقادون له، ويزيدهم من فضله توفيقًا ومضاعفة في الأجر والثواب. والكافرون بالله ورسوله لهم يوم القيامة عذاب شديد موجع مؤلم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?