← Sure 42

42:27

۞ وَلَوْ بَسَطَ ٱللَّهُ ٱلرِّزْقَ لِعِبَادِهِۦ لَبَغَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَـٰكِن يُنَزِّلُ بِقَدَرٍ مَّا يَشَآءُ ۚ إِنَّهُۥ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرٌۢ بَصِيرٌ

Kelime kelime

وَلَوْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
بَسَطَ
bollaştırsaydı
Fiil
Kök: بسط
Dilbilgisi (i'rab)
بَسَطَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلرِّزْقَ
rızkı
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّزْقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
لِعِبَادِهِۦ
kullarına
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَبَغَوْا۟
azarlardı
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
بَغَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَلَٰكِن
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
يُنَزِّلُ
indiriyor
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَزِّلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِقَدَرٍ
ölçüde
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَدَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مَّا
dilediği
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِنَّهُۥ
çünkü O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بِعِبَادِهِۦ
kullarını(n her halini)
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
خَبِيرٌۢ
haber alandır
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
خَبِيرٌۢİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
بَصِيرٌ
görendir
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
بَصِيرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Eğer Allah rızkı kullarının hepsine bol bol verseydi, yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Ama O, dilediğini bir ölçüye göre indirir. Doğrusu O, kullarından haberdardır, onları görendir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer Allah rızkı kullarına bol bol verseydi, mutlaka yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Fakat O dilediğini belli bir ölçüye göre indiriyor. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları hakkıyla görür.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah kullarına rızkı bolca verseydi elbette yeryüzünde azarlardı. Fakat O, (rızkı) dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, görendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If Allah were to enlarge the provision for His Servants, they would indeed transgress beyond all bounds through the earth; but he sends (it) down in due measure as He pleases. For He is with His Servants Well-acquainted, Watchful.

A. Yusuf Alipublic-domain

If God were to grant His plentiful provision to [all] His creatures, they would act insolently on earth, but He sends down in due measure whatever He will, for He is well aware of His servants and watchful over them:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And if Allah were to enlarge the provision for His slaves they would surely rebel in the earth, but He sendeth down by measure as He willeth. Lo! He is Informed, a Seer of His bondmen.

M. Pickthallpublic-domain

And if Allāh had extended [excessively] provision for His servants, they would have committed tyranny throughout the earth. But He sends [it] down in an amount which He wills. Indeed He is, of His servants, Aware and Seeing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولو بسط الله الرزق لعباده فوسَّعه عليهم، لبغوا في الأرض أشَرًا وبطرًا، ولطغى بعضهم على بعض، ولكن الله ينزل أرزاقهم بقدر ما يشاء لكفايتهم. إنه بعباده خبير بما يصلحهم، بصير بتدبيرهم وتصريف أحوالهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?