← Sure 42

42:8

وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَهُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَـٰكِن يُدْخِلُ مَن يَشَآءُ فِى رَحْمَتِهِۦ ۚ وَٱلظَّـٰلِمُونَ مَا لَهُم مِّن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

Kelime kelime

وَلَوْ
ve şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
شَآءَ
dileseydi
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَجَعَلَهُمْ
onları yapardı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أُمَّةً
millet
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَّةًİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٰحِدَةً
bir tek
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰحِدَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَٰكِن
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
يُدْخِلُ
sokar
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
يُدْخِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَن
kimseyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِى
rahmetine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
رَحْمَتِهِۦ
rahmetinin
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱلظَّٰلِمُونَ
zalimlere gelince
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
مَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
لَهُم
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مِّن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
وَلِىٍّ
velisi
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلِىٍّİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
نَصِيرٍ
yardımcısı
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَصِيرٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Eğer dilemiş olsaydı hepsini bir tek ümmet yapardı. Ama, O, rahmetine dilediğini kavuşturur. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı olmaz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer Allah dileseydi bütün insanları bir tek ümmet yapardı. Fakat O yalnız dilediğini rahmetinin içine almaktadır. Zalimler için ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah dileseydi onları elbette tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dileyeni (layık gördüğünü) rahmetine koyar. Zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If Allah had so willed, He could have made them a single people; but He admits whom He will to His Mercy; and the Wrong-doers will have no protector nor helper.

A. Yusuf Alipublic-domain

If God had so pleased, He could have made them a single community, but He admits to His mercy whoever He will; the evildoers will have no one to protect or help them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Had Allah willed, He could have made them one community, but Allah bringeth whom He will into His mercy. And the wrong-doers have no friend nor helper.

M. Pickthallpublic-domain

And if Allāh willed, He could have made them [of] one religion, but He admits whom He wills into His mercy. And the wrongdoers have not any protector or helper.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولو شاء الله أن يجمع خَلْقَه على الهدى ويجعلهم على ملة واحدة مهتدية لفعل، ولكنه أراد أن يُدخل في رحمته مَن يشاء مِن خواص خلقه. والظالمون أنفسهم بالشرك ما لهم من وليٍّ يتولى أمورهم يوم القيامة، ولا نصير ينصرهم من عقاب الله تعالى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?