← Sure 42

42:7

وَكَذَٰلِكَ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ قُرْءَانًا عَرَبِيًّا لِّتُنذِرَ أُمَّ ٱلْقُرَىٰ وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنذِرَ يَوْمَ ٱلْجَمْعِ لَا رَيْبَ فِيهِ ۚ فَرِيقٌ فِى ٱلْجَنَّةِ وَفَرِيقٌ فِى ٱلسَّعِيرِ

Kelime kelime

وَكَذَٰلِكَ
ve böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
أَوْحَيْنَآ
biz vahyettik ki
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْحَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
قُرْءَانًا
bir Kur'an
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
قُرْءَانًاİsimözel isim، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَرَبِيًّا
arapça
İsim
Kök: عرب
Dilbilgisi (i'rab)
عَرَبِيًّاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
لِّتُنذِرَ
uyarman için
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُنذِرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أُمَّ
anasını
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَّİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلْقُرَىٰ
kentlerin (Mekke'yi)
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرَىٰİsimharf-i cer (edat)، mecrûr (genitif)
وَمَنْ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنْİsimism-i mevsûl
حَوْلَهَا
çevresindekileri
İsim
Kök: حول
Dilbilgisi (i'rab)
حَوْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَتُنذِرَ
ve uyarman için
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تُنذِرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
يَوْمَ
gününe karşı
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْجَمْعِ
toplanma
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَمْعِİsimeril، mecrûr (genitif)
لَا
asla bulunmayan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
رَيْبَ
kuşku
İsim
Kök: ريب
Dilbilgisi (i'rab)
رَيْبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فِيهِ
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَرِيقٌ
bir bölük
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
فَرِيقٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِى
cennette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجَنَّةِ
cennet
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
وَفَرِيقٌ
ve bir bölük
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
فَرِيقٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِى
ateştedir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّعِيرِ
alevli ateşin
İsim
Kök: سعر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّعِيرِİsimeril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Böylece şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarman, şüphe götürmeyen toplanma günü ile uyarman için sana Arapça okunan bir Kitap vahyettik. İnsanların bir takımı cennete, bir takımı da çılgın alevli cehenneme girer.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Böylece biz sana Arapça bir Kur'ân indirdik ki, şehirlerin anası (olan Mekke) halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şehirlerin anasını (Mekkelileri) ve onun çevresindekileri uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle (ilgili) onları uyarman için sana böyle Arapça bir Kur’an vahyettik. (İnsanların) bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgın alevli cehennemde (olacak)tır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Thus have We sent by inspiration to thee an Arabic Qur'an: that thou mayest warn the Mother of Cities and all around her,- and warn (them) of the Day of Assembly, of which there is no doubt: (when) some will be in the Garden, and some in the Blazing Fire.

A. Yusuf Alipublic-domain

So We have revealed an Arabic Quran to you, in order that you may warn the capital city and all who live nearby. And warn [especially] about the Day of Gathering, of which there is no doubt, when some shall be in the Garden and some in the blazing Flame.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And thus We have inspired in thee a Lecture in Arabic, that thou mayst warn the mother-town and those around it, and mayst warn of a day of assembling whereof there is no doubt. A host will be in the Garden, and a host of them in the Flame.

M. Pickthallpublic-domain

And thus We have revealed to you an Arabic Qur’ān that you may warn the Mother of Cities [i.e., Makkah] and those around it and warn of the Day of Assembly, about which there is no doubt. A party will be in Paradise and a party in the Blaze.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكما أوحينا إلى الأنبياء قبلك أوحَيْنا إليك قرآنا عربيًّا؛ لتنذر أهل "مكة" ومَن حولها مِن سائر الناس، وتنذر عذاب يوم الجمع، وهو يوم القيامة، لا شك في مجيئه. الناس فيه فريقان: فريق في الجنة، وهم الذين آمنوا بالله واتبعوا ما جاءهم به رسوله محمد صلى الله عليه وسلم، ومنهم فريق في النار المستعرة، وهم الذين كفروا بالله، وخالفوا ما جاءهم به رسوله محمد صلى الله عليه وسلم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?