← Sure 46

46:34

وَيَوْمَ يُعْرَضُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ أَلَيْسَ هَـٰذَا بِٱلْحَقِّ ۖ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَرَبِّنَا ۚ قَالَ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

Kelime kelime

وَيَوْمَ
ve gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يُعْرَضُ
sunulacakları
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
يُعْرَضُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّارِ
ateşe
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَلَيْسَ
değil miymiş?
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
بِٱلْحَقِّ
gerçek
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
قَالُوا۟
derler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَلَىٰ
evet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَىٰEdatcevap (evet)
وَرَبِّنَا
Rabbimiz hakkı için
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
قَالَ
der
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَذُوقُوا۟
öyleyse tadın
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ذُوقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْعَذَابَ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
بِمَا
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
olmanızdan
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَكْفُرُونَ
inkar ediyor(lar)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün onlara: "Bu, gerçek değil miydi?" denir, onlar: "Rabbimize and olsun ki evet gerçekti" derler. Allah: "İnkar etmenizden ötürü azabı tadın" der.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnkâr edenler ateşe arz olunacakları gün onlara: "Bu gerçek değil miymiş?" denir. Onlar da: "Rabbimiz Hakk'ı için gerçekmiş!" derler. Allah onlara: "O halde inkâr ettiğinizden dolayı şimdi tadın azabı!" der.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ateşe sunulacakları gün, kâfir olanlara “Bu (diriltilme) gerçek değil miymiş!” (denecek), onlar da “Rabbimize yemin olsun: Evet (gerçekmiş)!” diyeceklerdir. (Allah:) “İnkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And on the Day that the Unbelievers will be placed before the Fire, (they will be asked,) "Is this not the Truth?" they will say, "Yea, by our Lord!" (One will say:) "Then taste ye the Penalty, for that ye were wont to deny (Truth)!"

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day the disbelievers are brought before Hell [it will be said to them], ‘Is this not real?’ ‘Yes, by our Lord,’ they will reply and He will say, ‘Then taste the punishment for having denied the truth.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And on the day when those who disbelieve are exposed to the Fire (they will be asked): Is not this real? They will say: Yea, by our Lord. He will say: Then taste the doom for that ye disbelieved.

M. Pickthallpublic-domain

And the Day those who disbelieved are exposed to the Fire [it will be said], "Is this not the truth?" They will say, "Yes, by our Lord." He will say, "Then taste the punishment for what you used to deny."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويوم القيامة يُعْرَض الذين كفروا على نار جهنم للعذاب فيقال لهم: أليس هذا العذاب بالحق؟ فيجيبون قائلين: بلى وربنا هو الحق، فيقال لهم: فذوقوا العذاب بما كنتم تجحدون عذاب النار وتنكرونه في الدنيا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?