← Sure 47

47:38

هَـٰٓأَنتُمْ هَـٰٓؤُلَآءِ تُدْعَوْنَ لِتُنفِقُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبْخَلُ ۖ وَمَن يَبْخَلْ فَإِنَّمَا يَبْخَلُ عَن نَّفْسِهِۦ ۚ وَٱللَّهُ ٱلْغَنِىُّ وَأَنتُمُ ٱلْفُقَرَآءُ ۚ وَإِن تَتَوَلَّوْا۟ يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُونُوٓا۟ أَمْثَـٰلَكُم

Kelime kelime

هَٰٓأَنتُمْ
işte sizler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdatATT، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
هَٰٓؤُلَآءِ
onlarsınız ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdatATT، ön ek
ؤُلَآءِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
تُدْعَوْنَ
çağrılıyorsunuz
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
تُدْعَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِتُنفِقُوا۟
infak etmeye
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُنفِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
yolunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَمِنكُم
ama içinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّن
kimisi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّنİsimism-i mevsûl
يَبْخَلُ
cimrilik ediyor
Fiil
Kök: بخل
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْخَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَمَن
ve kimse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يَبْخَلْ
cimrilik eden
Fiil
Kök: بخل
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْخَلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَإِنَّمَا
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
يَبْخَلُ
cimrilik etmiş olur
Fiil
Kök: بخل
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْخَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَن
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
نَّفْسِهِۦ
kendi nefsine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَّفْسِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلْغَنِىُّ
zengindir
İsim
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَنِىُّİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
وَأَنتُمُ
ve sizler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
أَنتُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلْفُقَرَآءُ
fakirsiniz
İsim
Kök: فقر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فُقَرَآءُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
تَتَوَلَّوْا۟
yüz çevirecek olursanız
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَوَلَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
يَسْتَبْدِلْ
yerinize getirir
Fiil
Kök: بدل
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَبْدِلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
قَوْمًا
bir toplum
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
غَيْرَكُمْ
sizden başka
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
لَا
onlar olmazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَكُونُوٓا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَمْثَٰلَكُم
sizin gibi
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْثَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

İşte sizler, Allah yolunda sarfetmeye çağırılan kimselersiniz. Kiminiz cimrilik yapıyor ama, cimrilik yapan bilsin ki, ancak kendine karşı cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirirseniz sizi ortadan kaldırır, sizin gibi olmayacak bir milleti yerinize getirir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama cimrilik eden ancak kendi zararına cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer siz Hakk'tan yüz çevirirseniz Allah yerinize başka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İşte siz şöyle kişilersiniz ki Allah yolunda infaka (vermeye) çağrılıyorsunuz. Sizden cimrilik eden(ler) var. Kim cimrilik ederse sadece kendisine cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz (O’na) muhtaçsınız. (Allah’a itaatten) yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir; artık onlar sizin gibi olmazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Behold, ye are those invited to spend (of your substance) in the Way of Allah: But among you are some that are niggardly. But any who are niggardly are so at the expense of their own souls. But Allah is free of all wants, and it is ye that are needy. If ye turn back (from the Path), He will substitute in your stead another people; then they would not be like you!

A. Yusuf Alipublic-domain

though now you are called upon to give [a little] for the sake of God, some of you are grudging. Whoever is grudging is so only towards himself: God is the source of wealth and you are the needy ones. He will substitute other people for you if you turn away, and they will not be like you.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! ye are those who are called to spend in the way of Allah, yet among you there are some who hoard. And as for him who hoardeth, he hoardeth only from his soul. And Allah is the Rich, and ye are the poor. And if ye turn away He will exchange you for some other folk, and they will not be the likes of you.

M. Pickthallpublic-domain

Here you are - those invited to spend in the cause of Allāh - but among you are those who withhold [out of greed]. And whoever withholds only withholds [benefit] from himself; and Allāh is the Free of need, while you are the needy. And if you turn away [i.e., refuse], He will replace you with another people; then they will not be the likes of you.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ها أنتم -أيها المؤمنون- تُدْعَون إلى النفقة في جهاد أعداء الله ونصرة دينه، فمنكم مَن يَبْخَلُ بالنفقة في سبيل الله، ومَن يَبْخَلْ فإنما يبخل عن نفسه، والله تعالى هو الغنيُّ عنكم وأنتم الفقراء إليه، وإن تتولوا عن الإيمان بالله وامتثال أمره يهلكُّم، ويأت بقوم آخرين، ثم لا يكونوا أمثالكم في التولي عن أمر الله، بل يطيعونه ويطيعون رسوله، ويجاهدون في سبيله بأموالهم وأنفسهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?