← Sure 5

5:18

وَقَالَتِ ٱلْيَهُودُ وَٱلنَّصَـٰرَىٰ نَحْنُ أَبْنَـٰٓؤُا۟ ٱللَّهِ وَأَحِبَّـٰٓؤُهُۥ ۚ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُم بِذُنُوبِكُم ۖ بَلْ أَنتُم بَشَرٌ مِّمَّنْ خَلَقَ ۚ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ ۚ وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۖ وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

Kelime kelime

وَقَالَتِ
ve dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَتِFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
ٱلْيَهُودُ
Yahudiler
İsim
Kök: هود
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَهُودُİsimözel isim، eril çoğul، merfû (nominatif)
وَٱلنَّصَٰرَىٰ
ve hıristiyanlar
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّصَٰرَىٰİsimözel isim، harf-i cer (edat)، merfû (nominatif)
نَحْنُ
biz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
أَبْنَٰٓؤُا۟
oğullarıyız
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْنَٰٓؤُا۟İsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَأَحِبَّٰٓؤُهُۥ
ve sevgilileriyiz
İsim
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَحِبَّٰٓؤُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
فَلِمَ
o halde niçin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَİsimsoru
يُعَذِّبُكُم
size azabediyor
Fiil
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
يُعَذِّبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِذُنُوبِكُم
günahlarınızdan ötürü
İsim
Kök: ذنب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذُنُوبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَلْ
hayır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatibtidâ
أَنتُم
siz de
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتُمİsimzamir، 2. çoğul eril
بَشَرٌ
birer insansınız
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
بَشَرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّمَّنْ
O'nun yaratıklarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdatharf-i cer (edat)
مَّنْİsimism-i mevsûl
خَلَقَ
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَغْفِرُ
bağışlar
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَغْفِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِمَن
kimseyi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَيُعَذِّبُ
ve azabeder
Fiil
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُعَذِّبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَن
kimseye
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَلِلَّهِ
Allah'ındır
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مُلْكُ
mülkü
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مُلْكُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَمَا
bulunan herşeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
بَيْنَهُمَا
ve ikisi arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
وَإِلَيْهِ
O'nadır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْمَصِيرُ
dönüş de
İsim
Kök: صير
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَصِيرُİsimmerfû (nominatif)

Meal

TR

Yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. "Öyleyse günahlarınızdan ötürü size niçin azabediyor? Bilakis siz O'nun yarattığı insanlarsınız" de, Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş O'nadır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. De ki: " O halde niçin günahlarınızdan ötürü (Allah) size azab ediyor?" Hayır, siz de O'nun yaratıklarından birer insansınız. O dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin mülkü Allah'ındır. Nihayet dönüş de O'nadır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Bazı) yahudi ve hristiyanlar “Biz Allah’ın çocuklarıyız ve sevgilileriyiz!” demişlerdi. De ki: “(Öyleyse) günahlarınızdan dolayı size niçin azap ediyor? Doğrusu siz de O’nun yarattıklarından birer insansınız. (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) bağışlar; dileyene (layık gördüğüne) de azap eder. Göklerde, yerde ve ikisi arasında ne varsa hepsinin otoritesi yalnızca Allah’a aittir. Dönüş de yalnızca O’nadır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(Both) the Jews and the Christians say: "We are sons of Allah, and his beloved." Say: "Why then doth He punish you for your sins? Nay, ye are but men,- of the men he hath created: He forgiveth whom He pleaseth, and He punisheth whom He pleaseth: and to Allah belongeth the dominion of the heavens and the earth, and all that is between: and unto Him is the final goal (of all)"

A. Yusuf Alipublic-domain

The Jews and the Christians say, ‘We are the children of God and His beloved ones.’ Say, ‘Then why does He punish you for your sins? You are merely human beings, part of His creation: He forgives whoever He will and punishes whoever He will. Control of the heavens and earth and all that is between them belongs to Him: all journeys lead to Him.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The Jews and Christians say: We are sons of Allah and His loved ones. Say: Why then doth He chastise you for your sins? Nay, ye are but mortals of His creating. He forgiveth whom He will, and chastiseth whom He will. Allah's is the Sovereignty of the heavens and the earth and all that is between them, and unto Him is the journeying.

M. Pickthallpublic-domain

But the Jews and the Christians say, "We are the children of Allāh and His beloved." Say, "Then why does He punish you for your sins?" Rather, you are human beings from among those He has created. He forgives whom He wills, and He punishes whom He wills. And to Allāh belongs the dominion of the heavens and the earth and whatever is between them, and to Him is the [final] destination.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وزعم اليهود والنصارى أنهم أبناء الله وأحباؤه، قل لهم -أيها الرسول-: فَلأيِّ شيء يعذِّبكم بذنوبكم؟ فلو كنتم أحبابه ما عذبكم، فالله لا يحب إلا من أطاعه، وقل لهم: بل أنتم خلقٌ مثلُ سائر بني آدم، إن أحسنتُم جوزيتم بإحسانكم خيرا، وإن أسَأْتُم جوزيتم بإساءتكم شرًّا، فالله يغفر لمن يشاء، ويعذب من يشاء، وهو مالك الملك، يُصَرِّفه كما يشاء، وإليه المرجع، فيحكم بين عباده، ويجازي كلا بما يستحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?