← Sure 5

5:4

يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَآ أُحِلَّ لَهُمْ ۖ قُلْ أُحِلَّ لَكُمُ ٱلطَّيِّبَـٰتُ ۙ وَمَا عَلَّمْتُم مِّنَ ٱلْجَوَارِحِ مُكَلِّبِينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ ٱللَّهُ ۖ فَكُلُوا۟ مِمَّآ أَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَٱذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَيْهِ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

Kelime kelime

يَسْـَٔلُونَكَ
sana soruyarlar
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْـَٔلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مَاذَآ
neyin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاذَآİsimsoru
أُحِلَّ
helal kılındığını
Fiil
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
أُحِلَّFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لَهُمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
أُحِلَّ
helal kılındı
Fiil
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
أُحِلَّFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لَكُمُ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلطَّيِّبَٰتُ
iyi ve temiz şeyler
İsim
Kök: طيب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّيِّبَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
وَمَا
yetiştirdiğiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
عَلَّمْتُم
öğretti
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَّمْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
hayvanların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجَوَارِحِ
av hayvanlarınız
İsim
Kök: جرح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَوَارِحِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مُكَلِّبِينَ
avcı
İsim
Kök: كلب
Dilbilgisi (i'rab)
مُكَلِّبِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
تُعَلِّمُونَهُنَّ
öğreterek
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تُعَلِّمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
مِمَّا
size öğrettiğinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
عَلَّمَكُمُ
size öğreten
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَّمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
فَكُلُوا۟
yeyin
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِمَّآ
şeylerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِEdatharf-i cer (edat)
مَّآİsimism-i mevsûl
أَمْسَكْنَ
tuttukları
Fiil
Kök: مسك
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْسَكْFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
عَلَيْكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَٱذْكُرُوا۟
ve anın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱسْمَ
adını
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
عَلَيْهِ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱتَّقُوا۟
korkun
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱتَّقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
سَرِيعُ
çabuk görendir
İsim
Kök: سرع
Dilbilgisi (i'rab)
سَرِيعُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْحِسَابِ
hesabı
İsim
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حِسَابِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar, de ki: Size temiz olanlar helal kılındı; Allah'ın size öğrettiği üzere alıştırıp yetiştirerek öğrettiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın. Allah'tan sakının, doğrusu Allah hesabı çabuk görür.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size iyi ve temiz şeyler helal kılındı." Allah'ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin), Allah'tan korkun. Muhakkak Allah, hesabı çabuk görendir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendileri için nelerin helal kılındığını sana soruyorlar. De ki: “Bütün temiz şeyler ve Allah’ın size öğrettiğinden kendilerine öğretip (eğitilmiş hale getirdiğiniz) köpeklerin (av hayvanlarının) ele geçirdiği şeylerden (oluşan avlar da) size helal kılınmıştır. (Avcı hayvanların, eğitilmiş köpeklerin) sizin için tutup yakaladıklarından yiyin ve üzer(ler)ine Allah’ın adını anın (besmele çekin)! Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah hesabı hızlı olandır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They ask thee what is lawful to them (as food). Say: lawful unto you are (all) things good and pure: and what ye have taught your trained hunting animals (to catch) in the manner directed to you by Allah: eat what they catch for you, but pronounce the name of Allah over it: and fear Allah; for Allah is swift in taking account.

A. Yusuf Alipublic-domain

They ask you, Prophet, what is lawful for them. Say, ‘All good things are lawful for you.’ [This includes] what you have taught your birds and beasts of prey to catch, teaching them as God has taught you, so eat what they catch for you, but first pronounce God’s name over it. Be mindful of God: He is swift to take account.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They ask thee (O Muhammad) what is made lawful for them. Say: (all) good things are made lawful for you. And those beasts and birds of prey which ye have trained as hounds are trained, ye teach them that which Allah taught you; so eat of that which they catch for you and mention Allah's name upon it, and observe your duty to Allah. Lo! Allah is swift to take account.

M. Pickthallpublic-domain

They ask you, [O Muḥammad], what has been made lawful for them. Say, "Lawful for you are [all] good foods and [game caught by] what you have trained of hunting animals which you train as Allāh has taught you. So eat of what they catch for you, and mention the name of Allāh upon it, and fear Allāh." Indeed, Allāh is swift in account.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يسألك أصحابك -أيها النبي-: ماذا أُحِلَّ لهم أَكْلُه؟ قل لهم: أُحِلَّ لكم الطيبات وصيدُ ما دَرَّبتموه من ذوات المخالب والأنياب من الكلاب والفهود والصقور ونحوها مما يُعَلَّم، تعلمونهن طلب الصيد لكم، مما علمكم الله، فكلوا مما أمسكن لكم، واذكروا اسم الله عند إرسالها للصيد، وخافوا الله فيما أمركم به وفيما نهاكم عنه. إن الله سريع الحساب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?