← Sure 5

5:54

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَسَوْفَ يَأْتِى ٱللَّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُۥٓ أَذِلَّةٍ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ يُجَـٰهِدُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَآئِمٍ ۚ ذَٰلِكَ فَضْلُ ٱللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَآءُ ۚ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
Ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَن
kim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimşart
يَرْتَدَّ
dönerse
Fiil
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْتَدَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَن
dininden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
دِينِهِۦ
ceza
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
دِينِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَسَوْفَ
yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
سَوْفَEdatgelecek (se/sevfe)
يَأْتِى
getirecektir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِقَوْمٍ
bir toplumu
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يُحِبُّهُمْ
onları seven
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
يُحِبُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَيُحِبُّونَهُۥٓ
onlar da O'nu severler
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُحِبُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَذِلَّةٍ
alçak gönüllüdürler
İsim
Kök: ذلل
Dilbilgisi (i'rab)
أَذِلَّةٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُؤْمِنِينَ
Mü'minlere
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
أَعِزَّةٍ
onurlu ve şiddetlidirler
İsim
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
أَعِزَّةٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirlere
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
يُجَٰهِدُونَ
cihad ederler
Fiil
Kök: جهد
Dilbilgisi (i'rab)
يُجَٰهِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
yolunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلَا
korkmazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَخَافُونَ
korkanlar
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
يَخَافُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَوْمَةَ
kınamasından
İsim
Kök: لوم
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
لَآئِمٍ
hiçbir kınayıcının
İsim
Kök: لوم
Dilbilgisi (i'rab)
لَآئِمٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
فَضْلُ
bir lutfudur
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
يُؤْتِيهِ
onu verir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْتِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَن
kimseye
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَٱللَّهُ
Allah'(ın)
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَٰسِعٌ
(lutfu) geniştir
İsim
Kök: وسع
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰسِعٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلِيمٌ
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Ey İnananlar! Aranızda dininden kim dönerse bilsin ki, Allah, sevdiği ve onların O'nu sevdiği, inananlara karşı alçak gönüllü, inkarcılara karşı güçlü, Allah yolunda cihad eden, yerenin yermesinden korkmayan bir millet getirir. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah her şeyi kaplar ve bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbirkınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilsin ki) Allah kendilerini sevdiği, onların da O’nu (Allah’ı) sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü, (ayrıca) Allah yolunda cihad eden (fedakârlık yapan) ve kınayanın kınamasından korkmayan bir topluluk getirecektir. Bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine (layık olana) verir. Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! if any from among you turn back from his Faith, soon will Allah produce a people whom He will love as they will love Him,- lowly with the believers, mighty against the rejecters, fighting in the way of Allah, and never afraid of the reproaches of such as find fault. That is the grace of Allah, which He will bestow on whom He pleaseth. And Allah encompasseth all, and He knoweth all things.

A. Yusuf Alipublic-domain

You who believe, if any of you go back on your faith, God will soon replace you with people He loves and who love Him, people who are humble towards the believers, hard on the disbelievers, and who strive in God’s way without fearing anyone’s reproach. Such is God’s favour. He grants it to whoever He will. God has endless bounty and knowledge.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Whoso of you becometh a renegade from his religion, (know that in his stead) Allah will bring a people whom He loveth and who love Him, humble toward believers, stern toward disbelievers, striving in the way of Allah, and fearing not the blame of any blamer. Such is the grace of Allah which He giveth unto whom He will. Allah is All-Embracing, All-Knowing.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, whoever of you should revert from his religion - Allāh will bring forth [in place of them] a people He will love and who will love Him [who are] humble toward the believers, strong against the disbelievers; they strive in the cause of Allāh and do not fear the blame of a critic. That is the favor of Allāh; He bestows it upon whom He wills. And Allāh is all-Encompassing and Knowing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه من يرجع منكم عن دينه، ويستبدل به اليهودية أو النصرانية أو غير ذلك، فلن يضرُّوا الله شيئًا، وسوف يأتي الله بقوم خير منهم يُحِبُّهم ويحبونه، رحماء بالمؤمنين أشدَّاء على الكافرين، يجاهدون أعداء الله، ولا يخافون في ذات الله أحدًا. ذلك الإنعام مِن فضل الله يؤتيه من أراد، والله واسع الفضل، عليم بمن يستحقه من عباده.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?