← Sure 50

50:7

وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَـٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

Kelime kelime

وَٱلْأَرْضَ
ve arzı
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
مَدَدْنَٰهَا
yaydık onu
Fiil
Kök: مدد
Dilbilgisi (i'rab)
مَدَدْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَأَلْقَيْنَا
ve attık
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَلْقَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِيهَا
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
رَوَٰسِىَ
sağlam dağlar
İsim
Kök: رسو
Dilbilgisi (i'rab)
رَوَٰسِىَİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
وَأَنۢبَتْنَا
ve bitirdik
Fiil
Kök: نبت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنۢبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِيهَا
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مِن
her-ten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
زَوْجٍۭ
çifti
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
زَوْجٍۭİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَهِيجٍ
güzel
İsim
Kök: بهج
Dilbilgisi (i'rab)
بَهِيجٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Allah'a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yeri de nasıl uzatmış, üzerine sabit dağlar oturtmuşuz. Orada görünüşü güzel her çeşit bitkiden çiftler yetiştirdik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yeri de genişlettik ve içine ağırlıklar yerleştirdik. Orada her tür güzel çiftten (bitkiler) yetiştirdik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And the earth- We have spread it out, and set thereon mountains standing firm, and produced therein every kind of beautiful growth (in pairs)-

A. Yusuf Alipublic-domain

how We spread out the earth and put solid mountains on it, and caused every kind of joyous plant to grow in it,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the earth have We spread out, and have flung firm hills therein, and have caused of every lovely kind to grow thereon,

M. Pickthallpublic-domain

And the earth - We spread it out and cast therein firmly set mountains and made grow therein [something] of every beautiful kind,

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والأرض وسَّعْناها وفرشناها، وجعلنا فيها جبالا ثوابت؛ لئلا تميل بأهلها، وأنبتنا فيها من كل نوع حسن المنظر نافع، يَسُرُّ ويبهج الناظر إليه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?