← Sure 52

52:20

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ ۖ وَزَوَّجْنَـٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

Kelime kelime

مُتَّكِـِٔينَ
yaslanarak
İsim
Kök: وكأ
Dilbilgisi (i'rab)
مُتَّكِـِٔينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
سُرُرٍ
koltuklar
İsim
Kök: سرر
Dilbilgisi (i'rab)
سُرُرٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مَّصْفُوفَةٍ
sıra sıra dizilmiş
İsim
Kök: صفف
Dilbilgisi (i'rab)
مَّصْفُوفَةٍİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَزَوَّجْنَٰهُم
onları evlendirmişizdir
Fiil
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
زَوَّجْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِحُورٍ
hurilerle
İsim
Kök: حور
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
حُورٍİsimharf-i cer (edat)، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عِينٍ
iri gözlü
İsim
Kök: عين
Dilbilgisi (i'rab)
عِينٍİsimharf-i cer (edat)، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Onlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Ayrıca biz onları ceylan gözlü hûrilerle evlendirdik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Onlara) “Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak afiyetle yiyip için!” (denecektir). Onları, güzel gözlü hurilerle eşleştirmiş (olacağ)ız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They will recline (with ease) on Thrones (of dignity) arranged in ranks; and We shall join them to Companions, with beautiful big and lustrous eyes.

A. Yusuf Alipublic-domain

They are comfortably seated on couches arranged in rows; We pair them with beautiful-eyed maidens;

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Reclining on ranged couches. And we wed them unto fair ones with wide, lovely eyes.

M. Pickthallpublic-domain

They will be reclining on thrones lined up, and We will marry them to fair women with large, [beautiful] eyes.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

كلوا طعامًا هنيئًا، واشربوا شرابًا سائغًا؛ جزاء بما عملتم من أعمال صالحة في الدنيا. وهم متكئون على سرر متقابلة، وزوَّجناهم بنساء بيض واسعات العيون حسانهنَّ.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular