← Sure 59

59:21

لَوْ أَنزَلْنَا هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانَ عَلَىٰ جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُۥ خَـٰشِعًا مُّتَصَدِّعًا مِّنْ خَشْيَةِ ٱللَّهِ ۚ وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَـٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

Kelime kelime

لَوْ
şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْEdatşart
أَنزَلْنَا
biz indirseydik
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
ٱلْقُرْءَانَ
Kur'an'ı
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرْءَانَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
عَلَىٰ
bir dağa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
جَبَلٍ
dağın
İsim
Kök: جبل
Dilbilgisi (i'rab)
جَبَلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّرَأَيْتَهُۥ
onu görürdün
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdattekit، ön ek
رَأَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
خَٰشِعًا
baş eğmiş
İsim
Kök: خشع
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰشِعًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مُّتَصَدِّعًا
parçalanmış
İsim
Kök: صدع
Dilbilgisi (i'rab)
مُّتَصَدِّعًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْ
korkusundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
خَشْيَةِ
korkarak
İsim
Kök: خشي
Dilbilgisi (i'rab)
خَشْيَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَتِلْكَ
ve bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تِİsimism-i işaret، dişil tekil
لْEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلْأَمْثَٰلُ
misalleri
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَمْثَٰلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
نَضْرِبُهَا
anlatıyoruz
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
نَضْرِبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لِلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
لَعَلَّهُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَتَفَكَّرُونَ
düşünürler
Fiil
Kök: فكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَفَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Eğer Biz Kuran'ı bir dağa indirmiş olsaydık, sen, onun, Allah korkusuyla başeğerek parça parça olduğunu görürdün. Bu misalleri, insanlar düşünsünler diye veriyoruz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, Allah'ın korkusundan onu baş eğmiş, parça, parça olmuş görürdün. Bu misalleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, şüphesiz ki onu Allah’a saygı(sın)dan dolayı boyun eğmiş bir şekilde, paramparça olmuş görürdün. İşte biz düşünsünler diye şu örnekleri insanlar için veriyoruz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Had We sent down this Qur'an on a mountain, verily, thou wouldst have seen it humble itself and cleave asunder for fear of Allah. Such are the similitudes which We propound to men, that they may reflect.

A. Yusuf Alipublic-domain

If We had sent this Quran down to a mountain, you [Prophet] would have seen it humbled and split apart in its awe of God: We offer people such illustrations so that they may reflect.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If We had caused this Qur'an to descend upon a mountain, thou (O Muhammad) verily hadst seen it humbled, rent asunder by the fear of Allah. Such similitudes coin We for mankind that haply they may reflect.

M. Pickthallpublic-domain

If We had sent down this Qur’ān upon a mountain, you would have seen it humbled and splitting from fear of Allāh. And these examples We present to the people that perhaps they will give thought.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لو أنزلنا هذا القرآن على جبل من الجبال، ففهم ما فيه مِن وعد ووعيد، لأبصَرْته على قوته وشدة صلابته وضخامته، خاضعًا ذليلا متشققًا من خشية الله تعالى. وتلك الأمثال نضربها، ونوضحها للناس؛ لعلهم يتفكرون في قدرة الله وعظمته. وفي الآية حث على تدبر القرآن، وتفهم معانيه، والعمل به.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?