← Sure 6

6:159

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا لَّسْتَ مِنْهُمْ فِى شَىْءٍ ۚ إِنَّمَآ أَمْرُهُمْ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

Kelime kelime

إِنَّ
gerçekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
فَرَّقُوا۟
parça parça eden
Fiil
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
فَرَّقُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
دِينَهُمْ
dinlerini;
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
دِينَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَكَانُوا۟
ve olanlar (var ya)
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
شِيَعًا
grup grup
İsim
Kök: شيع
Dilbilgisi (i'rab)
شِيَعًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّسْتَ
senin yoktur
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَّسْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنْهُمْ
onlarla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
hiçbir (ilişkin)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِنَّمَآ
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَآEdatkâffe (mâ)
أَمْرُهُمْ
onların işi
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَى
Allah'a (kalmış)tır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يُنَبِّئُهُم
onlara haber verecektir
Fiil
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَبِّئُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَفْعَلُونَ
yapıyorlar
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Fırka fırka olup dinlerini parçalayanlarla senin hiçbir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır, yaptıklarını onlara sonra bildirecektir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır, sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yapmış olduklarını (mahşerde) bildirecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

As for those who divide their religion and break up into sects, thou hast no part in them in the least: their affair is with Allah: He will in the end tell them the truth of all that they did.

A. Yusuf Alipublic-domain

As for those who have divided their religion and broken up into factions, have nothing to do with them [Prophet]. Their case rests with God: in time He will tell them about their deeds.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! As for those who sunder their religion and become schismatics, no concern at all hast thou with them. Their case will go to Allah, Who then will tell them what they used to do.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those who have divided their religion and become sects - you, [O Muḥammad], are not [associated] with them in anything. Their affair is only [left] to Allāh; then He will inform them about what they used to do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين فرقوا دينهم بعد ما كانوا مجتمعين على توحيد الله والعمل بشرعه، فأصبحوا فرقا وأحزابا، إنك -أيها الرسول- بريء منهم، إنما حكمهم إلى الله تعالى، ثم يخبرهم بأعمالهم، فيجازي من تاب منهم وأحسن بإحسانه، ويعاقب المسيء بإساءته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?