← Sure 6

6:158

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِىَ بَعْضُ ءَايَـٰتِ رَبِّكَ ۗ يَوْمَ يَأْتِى بَعْضُ ءَايَـٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفْسًا إِيمَـٰنُهَا لَمْ تَكُنْ ءَامَنَتْ مِن قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِىٓ إِيمَـٰنِهَا خَيْرًا ۗ قُلِ ٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ

Kelime kelime

هَلْ
mı?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
يَنظُرُونَ
bekliyorlar
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
يَنظُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّآ
ille
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَن
gelmesini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَأْتِيَهُمُ
kendilerine gelinceye
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْتِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
meleklerin
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَٰٓئِكَةُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
يَأْتِىَ
gelmesini
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
رَبُّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
يَأْتِىَ
gelmesini
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بَعْضُ
bazı
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
ءَايَٰتِ
ayetlerinin
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
رَبِّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
يَوْمَ
gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
يَأْتِى
geldiği
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بَعْضُ
bazı
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
ءَايَٰتِ
ayetleri
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
رَبِّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَا
fayda sağlamaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَنفَعُ
fayda sağlayacağı
Fiil
Kök: نفع
Dilbilgisi (i'rab)
يَنفَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَفْسًا
kimseye
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسًاİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِيمَٰنُهَا
inanması
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
إِيمَٰنُİsimmasdar (isim-fiil)، eril، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لَمْ
hiç
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
تَكُنْ
etmemiş
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُنْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
ءَامَنَتْ
iman
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مِن
daha önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلُİsimmecrûr (genitif)
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
كَسَبَتْ
kazanmamış olan
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
كَسَبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
فِىٓ
imanında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
إِيمَٰنِهَا
imana
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
إِيمَٰنِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
خَيْرًا
bir hayır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiilemir، 2. tekil eril
ٱنتَظِرُوٓا۟
bekleyin
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱنتَظِرُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنَّا
biz de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مُنتَظِرُونَ
beklemekteyiz
İsim
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
مُنتَظِرُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım mucizeleri geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imaniyle bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara: "Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz" de.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(İnanmak için) ille meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin gelmesini, ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin (azab) işaretlerinin geldiği gün, daha önce iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye, artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: "Bekleyin; biz de beklemekteyiz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar ille de kendilerine meleklerin veya Rabbinin (azap emrinin) gelmesini veya Rabbinin bazı delillerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı delilleri geldiği gün, önceden inanmamış veya imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir yarar sağlamaz. De ki: “Bekleyin! Şüphesiz ki biz de bekleyenleriz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Are they waiting to see if the angels come to them, or thy Lord (Himself), or certain of the signs of thy Lord! the day that certain of the signs of thy Lord do come, no good will it do to a soul to believe in them then if it believed not before nor earned righteousness through its faith. Say: "Wait ye: we too are waiting."

A. Yusuf Alipublic-domain

Are they waiting for the very angels to come to them, or your Lord Himself, or maybe some of His signs? But on the Day some of your Lord’s signs come, no soul will profit from faith if it had none before, or has not already earned some good through its faith. Say, ‘Wait if you wish: we too are waiting.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Wait they, indeed, for nothing less than that the angels should come unto them, or thy Lord should come, or there should come one of the portents from thy Lord? In the day when one of the portents from thy Lord cometh, its belief availeth naught a soul which theretofore believed not, nor in its belief earned good (by works). Say: Wait ye! Lo! We (too) are waiting.

M. Pickthallpublic-domain

Do they [then] wait for anything except that the angels should come to them or your Lord should come or that there come some of the signs of your Lord? The Day that some of the signs of your Lord will come no soul will benefit from its faith as long as it had not believed before or had earned through its faith some good. Say, "Wait. Indeed, we [also] are waiting."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

هل ينتظر الذين أعرضوا وصدوا عن سبيل الله إلا أن يأتيهم ملك الموت وأعوانه لقبض أرواحهم، أو يأتي ربك -أيها الرسول- للفصل بين عباده يوم القيامة، أو يأتي بعض أشراط الساعة وعلاماتها الدالة على مجيئها، وهي طلوع الشمس من مغربها؟ فحين يكون ذلك لا ينفع نفسا إيمانها، إن لم تكن آمنت من قبل، ولا يُقبل منها إن كانت مؤمنة كسب عمل صالح إن لم تكن عاملة به قبل ذلك. قل لهم -أيها الرسول-: انتظروا مجيء ذلك؛ لتعلموا المحق من المبطل، والمسيء من المحسن، إنا منتظرون ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?