← Sure 6

6:160

مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ عَشْرُ أَمْثَالِهَا ۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَىٰٓ إِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Kelime kelime

مَن
kim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimşart
جَآءَ
gelirse
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِٱلْحَسَنَةِ
bir iyilikle
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَسَنَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَلَهُۥ
ona vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
عَشْرُ
on (katı)
İsim
Kök: عشر
Dilbilgisi (i'rab)
عَشْرُİsimeril، merfû (nominatif)
أَمْثَالِهَا
o(getirdiği)nin
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْثَالِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimşart
جَآءَ
gelirse
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِٱلسَّيِّئَةِ
bir kötülükle
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّيِّئَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَلَا
cezalandırılmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يُجْزَىٰٓ
mükafatlandırırız
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
يُجْزَىٰٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَّا
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مِثْلَهَا
onun dengi
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِثْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
haksızlığa uğratılmazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُظْلَمُونَ
haksızlık edilmez
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
يُظْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandırılır; onlara haksızlık yapılmaz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kim iyilik getirirse, ona o (getirdiği)nin on katı vardır. Kim kötülük getirirse, sadece onun dengiyle cezalandırılır; onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kim (Allah'ın huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He that doeth good shall have ten times as much to his credit: He that doeth evil shall only be recompensed according to his evil: no wrong shall be done unto (any of) them.

A. Yusuf Alipublic-domain

Whoever has done a good deed will have it ten times to his credit, but whoever has done a bad deed will be repaid only with its equivalent- they will not be wronged.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Whoso bringeth a good deed will receive tenfold the like thereof, while whoso bringeth an ill-deed will be awarded but the like thereof; and they will not be wronged.

M. Pickthallpublic-domain

Whoever comes [on the Day of Judgement] with a good deed will have ten times the like thereof [to his credit], and whoever comes with an evil deed will not be recompensed except the like thereof; and they will not be wronged.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

من لقي ربه يوم القيامة بحسنة من الأعمال الصالحة فله عشر حسنات أمثالها، ومن لقي ربه بسيئة فلا يعاقب إلا بمثلها، وهم لا يظلمون مثقال ذرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution