← Sure 6

6:33

قَدْ نَعْلَمُ إِنَّهُۥ لَيَحْزُنُكَ ٱلَّذِى يَقُولُونَ ۖ فَإِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلَـٰكِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

Kelime kelime

قَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
نَعْلَمُ
biliyoruz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
نَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
إِنَّهُۥ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَيَحْزُنُكَ
seni üzüyor
Fiil
Kök: حزن
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
يَحْزُنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلَّذِى
şeyler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
يَقُولُونَ
onların dedikleri
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَإِنَّهُمْ
gerçekte onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
seni yalanlamıyorlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُكَذِّبُونَكَ
yalanlıyorsunuz
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
يُكَذِّبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَلَٰكِنَّ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَٰكِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلظَّٰلِمِينَ
o zalimler
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
بِـَٔايَٰتِ
ayetlerini
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
يَجْحَدُونَ
yalanlıyorlar
Fiil
Kök: جحد
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْحَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette biliyoruz; doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar, fakat zalimler Allah'ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar aslında seni yalanlamıyorlar, fakat, o zalimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onların söylediklerinin seni üzmekte olduğunu elbette biliyoruz. Şüphesiz ki onlar, seni yalanlamıyorlar ancak o zalimler Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We know indeed the grief which their words do cause thee: It is not thee they reject: it is the signs of Allah, which the wicked contemn.

A. Yusuf Alipublic-domain

We know well that what they say grieves you [Prophet]. It is not you they disbelieve: the evildoers reject God’s revelation.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We know well how their talk grieveth thee, though in truth they deny not thee (Muhammad) but evil-doers flout the revelations of Allah.

M. Pickthallpublic-domain

We know that you, [O Muḥammad], are saddened by what they say. And indeed, they do not call you untruthful, but it is the verses of Allāh that the wrongdoers reject.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنا نعلم إنه ليُدْخل الحزنَ إلى قلبك تكذيبُ قومك لك في الظاهر، فاصبر واطمئن؛ فإنهم لا يكذبونك في قرارة أنفسهم، بل يعتقدون صدقك، ولكنهم لظلمهم وعدوانهم يجحدون البراهين الواضحة على صدقك، فيكذبونك فيما جئت به.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular