← Sure 6

6:48

وَمَا نُرْسِلُ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ ۖ فَمَنْ ءَامَنَ وَأَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Kelime kelime

وَمَا
biz gönderimeyi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
نُرْسِلُ
biz göndermeyiz
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
نُرْسِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلْمُرْسَلِينَ
elçileri
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُرْسَلِينَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
إِلَّا
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مُبَشِّرِينَ
müjdeciler olmak
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
مُبَشِّرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَمُنذِرِينَ
ve uyarıcılar olmak
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مُنذِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
فَمَنْ
o halde kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنْİsimşart
ءَامَنَ
inanır
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَأَصْلَحَ
ve uslanırsa
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْلَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَلَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
خَوْفٌ
korku
İsim
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
خَوْفٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَا
ve değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
يَحْزَنُونَ
üzülecek de
Fiil
Kök: حزن
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْزَنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderiyoruz. Kim inanır ve nefsini ıslah ederse onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz. Artık kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim(ler) iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzülmeyecektir de.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We send the messengers only to give good news and to warn: so those who believe and mend (their lives),- upon them shall be no fear, nor shall they grieve.

A. Yusuf Alipublic-domain

We send messengers only to give good news and to warn, so for those who believe and do good deeds there will be no fear, nor will they grieve.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We send not the messengers save as bearers of good news and warners. Whoso believeth and doeth right, there shall no fear come upon them neither shall they grieve.

M. Pickthallpublic-domain

And We send not the messengers except as bringers of good tidings and warners. So whoever believes and reforms - there will be no fear concerning them, nor will they grieve.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما نرسل رسلنا إلا مبشرين أهل طاعتنا بالنعيم المقيم، ومنذرين أهل المعصية بالعذاب الأليم، فمن آمن وصدَّق الرسل وعمل صالحًا فأولئك لا يخافون عند لقاء ربهم، ولا يحزنون على شيء فاتهم من حظوظ الدنيا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?