← Sure 68

68:43

خَـٰشِعَةً أَبْصَـٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ۖ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَـٰلِمُونَ

Kelime kelime

خَٰشِعَةً
korkuyla
İsim
Kök: خشع
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰشِعَةًİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَبْصَٰرُهُمْ
gözleri
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْصَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
تَرْهَقُهُمْ
onları kaplar
Fiil
Kök: رهق
Dilbilgisi (i'rab)
تَرْهَقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ذِلَّةٌ
bir zillet
İsim
Kök: ذلل
Dilbilgisi (i'rab)
ذِلَّةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَقَدْ
halbuki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
كَانُوا۟
da'vet edilirlerdi
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُدْعَوْنَ
çağırılıyorlar da
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
يُدْعَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَى
secdeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسُّجُودِ
secde
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سُّجُودِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَهُمْ
onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
سَٰلِمُونَ
sağlam iken
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
سَٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendilerini aşağılanma kaplamış olarak gözleri (sıkıntıdan) yıkılmış bir hâlde (olacaktır). (Oysa) onlar, sağlamken secde etmeye davet edilmişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Their eyes will be cast down,- ignominy will cover them; seeing that they had been summoned aforetime to bow in adoration, while they were whole, (and had refused).

A. Yusuf Alipublic-domain

and their eyes will be downcast and they will be overwhelmed with shame: they were invited to prostrate themselves when they were safe [but refused].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

With eyes downcast, abasement stupefying them. And they had been summoned to prostrate themselves while they were yet unhurt.

M. Pickthallpublic-domain

Their eyes humbled, humiliation will cover them. And they used to be invited to prostration while they were sound.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

منكسرة أبصارهم لا يرفعونها، تغشاهم ذلة شديدة مِن عذاب الله، وقد كانوا في الدنيا يُدْعَون إلى الصلاة لله وعبادته، وهم أصحَّاء قادرون عليها فلا يسجدون؛ تعظُّمًا واستكبارًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?