← Sure 7

7:105

حَقِيقٌ عَلَىٰٓ أَن لَّآ أَقُولَ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلْحَقَّ ۚ قَدْ جِئْتُكُم بِبَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَرْسِلْ مَعِىَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Kelime kelime

حَقِيقٌ
borçtur
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقِيقٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَىٰٓ
benim üzerime
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَن
ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
لَّآ
asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّآEdatolumsuzluk
أَقُولَ
söylememem
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
أَقُولَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِلَّا
başkasını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ٱلْحَقَّ
gerçekten
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
قَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
جِئْتُكُم
size getirdim
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جِئْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِبَيِّنَةٍ
açık bir delil
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَيِّنَةٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
Rabbinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَأَرْسِلْ
artık gönder
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
أَرْسِلْFiilemir، 2. tekil eril
مَعِىَ
benimle
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعِİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ىَİsimzamir، son ek، 1. tekil
بَنِىٓ
oğullarını
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بَنِىٓİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِسْرَٰٓءِيلَİsimözel isim، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Bana Allah'a karşı ancak gerçeği söylemek yaraşır. Size Rabbinizden bir mucize getirdim, İsrailoğullarını benimle beraber gönder" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'a karşı ilk görevim, hak olandan başka bir şey söylemememdir. Gerçekten ben size Rabbinizden bir mucize getirdim, artık İsrailoğullarını benimle gönder.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah hakkında gerçek(ler)den başka bir şey söylememek benim üzerime borçtur. Elbette Rabbinizden size apaçık bir belge getirdim; artık İsrailoğulları'nı benimle gönder!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

One for whom it is right to say nothing but truth about Allah. Now have I come unto you (people), from your Lord, with a clear (Sign): So let the Children of Israel depart along with me."

A. Yusuf Alipublic-domain

duty-bound to say nothing about God but the truth, and I have brought you a clear sign from your Lord. Let the Children of Israel go with me.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Approved upon condition that I speak concerning Allah nothing but the truth. I come unto you (lords of Egypt) with a clear proof from your Lord. So let the Children of Israel go with me.

M. Pickthallpublic-domain

[Who is] obligated not to say about Allāh except the truth. I have come to you with clear evidence from your Lord, so send with me the Children of Israel."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

جدير بأن لا أقول على الله إلا الحق، وحريٌّ بي أن ألتزمه، قد جئتكم ببرهان وحجة باهرة من ربكم على صِدْق ما أذكره لكم، فأطلق -يا فرعون- معي بني إسرائيل مِن أَسْرك وقَهْرك، وخلِّ سبيلهم لعبادة الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?