← Sure 7

7:46

وَبَيْنَهُمَا حِجَابٌ ۚ وَعَلَى ٱلْأَعْرَافِ رِجَالٌ يَعْرِفُونَ كُلًّۢا بِسِيمَىٰهُمْ ۚ وَنَادَوْا۟ أَصْحَـٰبَ ٱلْجَنَّةِ أَن سَلَـٰمٌ عَلَيْكُمْ ۚ لَمْ يَدْخُلُوهَا وَهُمْ يَطْمَعُونَ

Kelime kelime

وَبَيْنَهُمَا
iki taraf arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
حِجَابٌ
bir perde (vardır)
İsim
Kök: حجب
Dilbilgisi (i'rab)
حِجَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَعَلَى
ve üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَعْرَافِ
A'raf
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَعْرَافِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
رِجَالٌ
erkekler (vardır)
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
رِجَالٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يَعْرِفُونَ
tanıyan
Fiil
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْرِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُلًّۢا
hepsini
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلًّۢاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بِسِيمَىٰهُمْ
yüzlerindeki işaretleriyle
İsim
Kök: سوم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
سِيمَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَنَادَوْا۟
ve seslendiler
Fiil
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَادَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَصْحَٰبَ
halkına
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلْجَنَّةِ
cennet
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatINT
سَلَٰمٌ
selam olsun
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
سَلَٰمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَمْ
cennete girmemiş
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
يَدْخُلُوهَا
girin
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
يَدْخُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَهُمْ
fakat onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
يَطْمَعُونَ
beklemektedirler
Fiil
Kök: طمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَطْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

İki taraf arasında bir perde ve burçlar üzerinde her iki tarafı da simalarından tanıyan adamlar vardır; cennetliklere, "Size selam olsun" derler. Bunlar henüz girmeyen fakat cenneti uman kimselerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Cennetliklerle cehennemlikler arasında bir perde vardır. A'raf üzerinde de, her iki taraftakileri simalarından tanıyan kişiler vardır. Bunlar cennetliklere: "selâm olsun size" diye seslenirler. Bunlar henüz cennete girmemiş, fakat girmeyi arzu eden kimselerdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İki taraf (cennetlikler ve cehennemlikler) arasında bir perde ve a‘rafta herkesi yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. (Cennete girmeyi) arzulamalarına rağmen henüz oraya (cennete) girmemiş bu kişiler, cennet halkına “Selam üzerinize olsun!” diye seslenecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Between them shall be a veil, and on the heights will be men who would know every one by his marks: they will call out to the Companions of the Garden, "peace on you": they will not have entered, but they will have an assurance (thereof).

A. Yusuf Alipublic-domain

A barrier divides the two groups with men on its heights recognizing each group by their marks: they will call out to the people of the Garden, ‘Peace be with you!’- they will not have entered, but they will be hoping,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Between them is a veil. And on the Heights are men who know them all by their marks. And they call unto the dwellers of the Garden: Peace be unto you! They enter it not although they hope (to enter).

M. Pickthallpublic-domain

And between them will be a partition [i.e., wall], and on [its] elevations are men who recognize all by their mark. And they call out to the companions of Paradise, "Peace be upon you." They have not [yet] entered it, but they long intensely.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وبين أصحاب الجنة وأصحاب النار حاجز عظيم يقال له الأعراف، وعلى هذا الحاجز رجال يعرفون أهل الجنة وأهل النار بعلاماتهم، كبياض وجوه أهل الجنة، وسواد وجوه أهل النار، وهؤلاء الرجال قوم استوت حسناتهم وسيئاتهم يرجون رحمة الله تعالى. ونادى رجال الأعراف أهل الجنة بالتحية قائلين لهم: سلام عليكم، وأهل الأعراف لم يدخلوا الجنة بعد، وهم يرجون دخولها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular