← Sure 7

7:50

وَنَادَىٰٓ أَصْحَـٰبُ ٱلنَّارِ أَصْحَـٰبَ ٱلْجَنَّةِ أَنْ أَفِيضُوا۟ عَلَيْنَا مِنَ ٱلْمَآءِ أَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ ۚ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

وَنَادَىٰٓ
ve seslendiler
Fiil
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَادَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَصْحَٰبُ
halkı
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلنَّارِ
ateş
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَصْحَٰبَ
halkına
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلْجَنَّةِ
cennet
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
أَنْ
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdatINT
أَفِيضُوا۟
biraz da akıtın
Fiil
Kök: فيض
Dilbilgisi (i'rab)
أَفِيضُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَيْنَا
bizim üzerimize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِنَ
su(yunuz)dan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَآءِ
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَآءِİsimeril، mecrûr (genitif)
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
مِمَّا
size verdiği rızıktan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
رَزَقَكُمُ
kendilerini rızıklandırdığımız
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
رَزَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
قَالُوٓا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
حَرَّمَهُمَا
bu ikisini haram etmiştir
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَّمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
عَلَى
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirler
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Cehennemlikler cennetliklere, "Bize biraz su veya Allah'ın size verdiği rızıktan gönderin" diye seslenirler, onlar da, "Doğrusu Allah dinlerini alay ve eğlenceye alan, dünya hayatına aldanan inkarcılara ikisini de haram etmiştir" derler. Bugünle karşılaşacaklarını unuttukları, ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de onları unutuyoruz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Cehennemdekiler, cennettekilere: "Bize biraz su akıtın veya Allah'ın size verdiği rızıktan bize de verin." diye seslenirler. Cennettekiler de: "Allah, bunların ikisini de kâfirlere haram kıldı." derler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ateş halkı cennet halkına “Su veya Allah’ın size verdiği rızıklardan biraz da bize dökün!” diye seslenince, (cennetlikler) “Allah onları dinlerini bir eğlence ve oyun edinen, dünya hayatı da kendilerini aldatan kâfirlere haram kılmıştır.” diyeceklerdir. Onlar bu günün karşılaşmasını (bu günle karşılaşmayı) nasıl unutmuş ve ayetlerimizi nasıl inkâr etmişlerse işte biz de bugün onları unutmaktayız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The Companions of the Fire will call to the Companions of the Garden: "Pour down to us water or anything that Allah doth provide for your sustenance." They will say: "Both these things hath Allah forbidden to those who rejected Him."

A. Yusuf Alipublic-domain

The people of the Fire will call to the people of Paradise, ‘Give us some water, or any of the sustenance God has granted you!’ and they will reply, ‘God has forbidden both to the disbelievers-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the dwellers of the Fire cry out unto the dwellers of the Garden: Pour on us some water or some wherewith Allah hath provided you. They say: Lo! Allah hath forbidden both to disbelievers (in His guidance),

M. Pickthallpublic-domain

And the companions of the Fire will call to the companions of Paradise, "Pour upon us some water or from whatever Allāh has provided you." They will say, "Indeed, Allāh has forbidden them both to the disbelievers

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واستغاث أهل النار بأهل الجنة طالبين منهم أن يُفيضوا عليهم من الماء، أو مما رزقهم الله من الطعام، فأجابوهم بأن الله تعالى قد حَرَّم الشراب والطعام على الذين جحدوا توحيده، وكذَّبوا رسله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?