← Sure 70

70:44

خَـٰشِعَةً أَبْصَـٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

Kelime kelime

خَٰشِعَةً
korkulu
İsim
Kök: خشع
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰشِعَةًİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَبْصَٰرُهُمْ
gözleri
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْصَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
تَرْهَقُهُمْ
onları bürümüş
Fiil
Kök: رهق
Dilbilgisi (i'rab)
تَرْهَقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ذِلَّةٌ
alçaklık
İsim
Kök: ذلل
Dilbilgisi (i'rab)
ذِلَّةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
ذَٰلِكَ
işte budur
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلْيَوْمُ
gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَوْمُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلَّذِى
olan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُوعَدُونَ
onlara va'dedilmiş
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
يُوعَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gözleri düşük, kendilerini bir alçaklık saracak da saracak. İşte onlara vaad edilen gün, o gündür.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O gün onlar sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi kendilerini aşağılanma kaplamış olarak gözleri (perişanlıktan) yıkılmış bir hâlde mezarlar(ın)dan hızla çıkacaklar. İşte bu kendilerine vadedilmiş gündür!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Their eyes lowered in dejection,- ignominy covering them (all over)! such is the Day the which they are promised!

A. Yusuf Alipublic-domain

eyes downcast and covered in shame: that is the Day of which they were warned.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

With eyes aghast, abasement stupefying them: Such is the Day which they are promised.

M. Pickthallpublic-domain

Their eyes humbled, humiliation will cover them. That is the Day which they had been promised.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فاتركهم يخوضوا في باطلهم، ويلعبوا في دنياهم حتى يلاقوا يوم القيامة الذي يوعدون فيه بالعذاب، يوم يخرجون من القبور مسرعين، كما كانوا في الدنيا يذهبون إلى آلهتهم التي اختلقوها للعبادة مِن دون الله، يهرولون ويسرعون، ذليلة أبصارهم منكسرة إلى الأرض، تغشاهم الحقارة والمهانة، ذلك هو اليوم الذي وعدوا به في الدنيا، وكانوا به يهزؤون ويُكَذِّبون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution