← Sure 76

76:11

فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمِ وَلَقَّىٰهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا

Kelime kelime

فَوَقَىٰهُمُ
onları korumuştur
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
وَقَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
شَرَّ
şerrinden
İsim
Kök: شرر
Dilbilgisi (i'rab)
شَرَّİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
ذَٰلِكَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلْيَوْمِ
günün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَلَقَّىٰهُمْ
ve onlara vermiştir
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَقَّىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نَضْرَةً
parlaklık
İsim
Kök: نضر
Dilbilgisi (i'rab)
نَضْرَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَسُرُورًا
ve sevinç
İsim
Kök: سرر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
سُرُورًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah da onları o günün fenalığından korur, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah onları o günün şiddetinden korumuş (olacak)tır; (yüzlerine) parlaklık, (kalplerine de) sevinç verecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But Allah will deliver them from the evil of that Day, and will shed over them a Light of Beauty and (blissful) Joy.

A. Yusuf Alipublic-domain

So God will save them from the woes of that Day, give them radiance and gladness,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Therefor Allah hath warded off from them the evil of that day, and hath made them find brightness and joy;

M. Pickthallpublic-domain

So Allāh will protect them from the evil of that Day and give them radiance and happiness

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فوقاهم الله من شدائد ذلك اليوم، وأعطاهم حسنًا ونورًا في وجوههم، وبهجة وفرحًا في قلوبهم، وأثابهم بصبرهم في الدنيا على الطاعة جنة عظيمة يأكلون منها ما شاؤوا، ويَلْبَسون فيها الحرير الناعم، متكئين فيها على الأسرَّة المزينة بفاخر الثياب والستور، لا يرون فيها حر شمس ولا شدة برد، وقريبة منهم أشجار الجنة مظللة عليهم، وسُهِّل لهم أَخْذُ ثمارها تسهيلا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?