79:20
فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ
Kelime kelime
فَأَرَىٰهُ
sonra ona gösterdi
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَرَىٰFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْءَايَةَ
mu'cizeyi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
ءَايَةَİsim — dişil tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلْكُبْرَىٰ
büyük
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
كُبْرَىٰİsim — dişil، mansûb (akuzatif)، sıfat
Meal
TR
Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Sonunda ona en büyük ayeti (mucizeyi) göstermişti.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
EN
Then did (Moses) show him the Great Sign.
A. Yusuf Alipublic-domain
Moses showed him the great sign,
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
And he showed him the tremendous token.
M. Pickthallpublic-domain
And he showed him the greatest sign,
Saheeh Internationalall-rights-reserved
AR
فأرى موسى فرعونَ العلامة العظمى: العصا واليد، فكذب فرعون نبيَّ الله موسى عليه السلام، وعصى ربه عزَّ وجلَّ، ثم ولَّى معرضًا عن الإيمان مجتهدًا في معارضة موسى.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution