← Sure 79

79:46

كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

Kelime kelime

كَأَنَّهُمْ
onlar sanki gibidir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَأَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَوْمَ
gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
يَرَوْنَهَا
onu gördükleri
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لَمْ
(dünyada) kalmamışlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
يَلْبَثُوٓا۟
kaldıklarını
Fiil
Kök: لبث
Dilbilgisi (i'rab)
يَلْبَثُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
عَشِيَّةً
bir akşamdan
İsim
Kök: عشو
Dilbilgisi (i'rab)
عَشِيَّةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
ضُحَىٰهَا
onun kuşluk vaktinden
İsim
Kök: ضحو
Dilbilgisi (i'rab)
ضُحَىٰİsimeril، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil

Meal

TR

Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onu (mahşeri) gördükleri gün, (dünyada sanki) bir yatsı vakti veya (gündüzün) kuşluğu kadar kalmış gibi olacaklar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The Day they see it, (It will be) as if they had tarried but a single evening, or (at most till) the following morn!

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day they see it, it will seem they lingered [in this life] an evening [at most,] or its morning.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

On the day when they behold it, it will be as if they had but tarried for an evening or the morn thereof.

M. Pickthallpublic-domain

It will be, on the Day they see it, as though they had not remained [in the world] except for an afternoon or a morning thereof.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يسألك المشركون أيها الرسول- استخفافا- عن وقت حلول الساعة التي تتوعدهم بها. لستَ في شيء مِن علمها، بل مرد ذلك إلى الله عز وجل، وإنما شأنك في أمر الساعة أن تحذر منها مَن يخافها. كأنهم يوم يرون قيام الساعة لم يلبثوا في الحياة الدنيا؛ لهول الساعة إلا ما بين الظهر إلى غروب الشمس، أو ما بين طلوع الشمس إلى نصف النهار.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution