← Sure 8

8:66

ٱلْـَٔـٰنَ خَفَّفَ ٱللَّهُ عَنكُمْ وَعَلِمَ أَنَّ فِيكُمْ ضَعْفًا ۚ فَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ ۚ وَإِن يَكُن مِّنكُمْ أَلْفٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفَيْنِ بِإِذْنِ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّـٰبِرِينَ

Kelime kelime

ٱلْـَٰٔنَ
şimdi
İsim
Kök: أون
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ـَٰٔنَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
خَفَّفَ
hafifletti
Fiil
Kök: خفف
Dilbilgisi (i'rab)
خَفَّفَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَعَلِمَ
ve bildi
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَلِمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَنَّ
sizde bulunduğunu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِيكُمْ
aranızda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ضَعْفًا
zayıflık
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
ضَعْفًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَإِن
bundan böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
يَكُن
olsa
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِّنكُم
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّا۟ئَةٌ
yüz (kişi)
İsim
Kök: مأي
Dilbilgisi (i'rab)
مِّا۟ئَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
صَابِرَةٌ
sabreden
İsim
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
صَابِرَةٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
يَغْلِبُوا۟
yenerler
Fiil
Kök: غلب
Dilbilgisi (i'rab)
يَغْلِبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِا۟ئَتَيْنِ
iki yüz(kafir)i
İsim
Kök: مأي
Dilbilgisi (i'rab)
مِا۟ئَتَيْنِİsimdişil ikil، mansûb (akuzatif)
وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
يَكُن
olsa
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِّنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَلْفٌ
bin (kişi)
İsim
Kök: ألف
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْفٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يَغْلِبُوٓا۟
yenerler
Fiil
Kök: غلب
Dilbilgisi (i'rab)
يَغْلِبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَلْفَيْنِ
iki bin(kafir)i
İsim
Kök: ألف
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْفَيْنِİsimeril ikil، mansûb (akuzatif)
بِإِذْنِ
izniyle
İsim
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
إِذْنِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مَعَ
beraberdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلصَّٰبِرِينَ
sabredenlerle
İsim
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰبِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah'ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kişi olursa ikiyüz düşmana galip gelirler, sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle ikibin düşmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şimdi Allah yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. Sizden sabırlı yüz (kişi) olursa, (onlardan) iki yüz (kâfir)e galip gelebilir. Sizden bin (kişi) olursa, Allah’ın izniyle (onlardan) iki bin (kâfir)e galip gelebilir. Allah sabredenlerle beraberdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

For the present, Allah hath lightened your (task), for He knoweth that there is a weak spot in you: But (even so), if there are a hundred of you, patient and persevering, they will vanquish two hundred, and if a thousand, they will vanquish two thousand, with the leave of Allah: for Allah is with those who patiently persevere.

A. Yusuf Alipublic-domain

But God has lightened your burden for now, knowing that there is weakness in you––a steadfast hundred of you will defeat two hundred and a steadfast thousand of you will defeat two thousand, by God’s permission: God is with the steadfast.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Now hath Allah lightened your burden, for He knoweth that there is weakness in you. So if there be of you a steadfast hundred they shall overcome two hundred, and if there be of you a thousand (steadfast) they shall overcome two thousand by permission of Allah. Allah is with the steadfast.

M. Pickthallpublic-domain

Now, Allāh has lightened [the hardship] for you, and He knows that among you is weakness. So if there are from you one hundred [who are] steadfast, they will overcome two hundred. And if there are among you a thousand, they will overcome two thousand by permission of Allāh. And Allāh is with the steadfast.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

الآن خفف الله عنكم أيها المؤمنون لما فيكم من الضعف، فإن يكن منكم مائة صابرة يغلبوا مائتين من الكافرين، وإن يكن منكم ألف يغلبوا ألفين منهم بإذن الله تعالى. والله مع الصابرين بتأييده ونصره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?