← Sure 8

8:74

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَـٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا ۚ لَّهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
onlar ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inandılar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَهَاجَرُوا۟
ve hicret ettiler
Fiil
Kök: هجر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هَاجَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَجَٰهَدُوا۟
ve savaştılar
Fiil
Kök: جهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَٰهَدُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
yolunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلَّذِينَ
ve onlar ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَاوَوا۟
barındırdılar
Fiil
Kök: أوي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاوَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَّنَصَرُوٓا۟
ve yardım ettiler
Fiil
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَّEdatatıf bağlacı، ön ek
نَصَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
هُمُ
onlardır
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلْمُؤْمِنُونَ
mü'minler
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
حَقًّا
gerçek
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
لَّهُم
onlar için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مَّغْفِرَةٌ
bağışlanma
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
مَّغْفِرَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَرِزْقٌ
ve rızık
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رِزْقٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
كَرِيمٌ
bol
İsim
Kök: كرم
Dilbilgisi (i'rab)
كَرِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

İnanıp hicret eden, Allah yolunda savaşanlar ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte onlar gerçekten inanmış olanlardır. Onlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular, işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İman edip Allah yolunda hicret edip cihad edenler (fedakârlık yapanlar), (muhacirleri) barındırıp yardım edenler (ensar) var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those who believe, and adopt exile, and fight for the Faith, in the cause of Allah as well as those who give (them) asylum and aid,- these are (all) in very truth the Believers: for them is the forgiveness of sins and a provision most generous.

A. Yusuf Alipublic-domain

Those who believed and emigrated, and struggled for God’s cause, and those who gave refuge and help- they are the true believers and they will have forgiveness and generous provision.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those who believed and left their homes and strove for the cause of Allah, and those who took them in and helped them - these are the believers in truth. For them is pardon, and bountiful provision.

M. Pickthallpublic-domain

But those who have believed and emigrated and fought in the cause of Allāh and those who gave shelter and aided - it is they who are the believers, truly. For them is forgiveness and noble provision.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين آمنوا بالله ورسوله، وتركوا ديارهم قاصدين دار الإسلام أو بلدًا يتمكنون فيه من عبادة ربهم، وجاهدوا لإعلاء كلمة الله، والذين نصروا إخوانهم المهاجرين وآووهم وواسوهم بالمال والتأييد، أولئك هم المؤمنون الصادقون حقًا، لهم مغفرة لذنوبهم، ورزق كريم واسع في جنات النعيم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?