← Sure 8

8:73

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ ۚ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُن فِتْنَةٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَعْضُهُمْ
bazıları
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَوْلِيَآءُ
velisidirler
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلِيَآءُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
بَعْضٍ
diğerlerinin
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
eğer bunu yapmazsanız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِEdatşart
لَّاEdatolumsuzluk
تَفْعَلُوهُ
yaptıkları
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
تَفْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
تَكُن
olur
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
فِتْنَةٌ
fitne
İsim
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
فِتْنَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَفَسَادٌ
ve bir kargaşa
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
فَسَادٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
كَبِيرٌ
büyük
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
كَبِيرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

İnkar edenler birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kâfirler de aslında birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdırlar. Eğer siz de öyle yapmazsanız, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çıkar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlar da birbirlerinin dostudur. Siz onu (o dostluk birlikteliğini) yerine getirmezseniz, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk olur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The Unbelievers are protectors, one of another: Unless ye do this, (protect each other), there would be tumult and oppression on earth, and great mischief.

A. Yusuf Alipublic-domain

The disbelievers support one another. If you do not do the same, there will be persecution in the land and great corruption.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those who disbelieve are protectors one of another - If ye do not so, there will be confusion in the land, and great corruption.

M. Pickthallpublic-domain

And those who disbelieved are allies of one another. If you do not do so [i.e., ally yourselves with other believers], there will be fitnah [i.e., disbelief and oppression] on earth and great corruption.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين كفروا بعضهم نصراء بعض، وإن لم تكونوا -أيها المؤمنون- نصراء بعض تكن في الأرض فتنة للمؤمنين عن دين الله، وفساد عريض بالصد عن سبيل الله وتقوية دعائم الكفر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?