← Sure 9

9:112

ٱلتَّـٰٓئِبُونَ ٱلْعَـٰبِدُونَ ٱلْحَـٰمِدُونَ ٱلسَّـٰٓئِحُونَ ٱلرَّٰكِعُونَ ٱلسَّـٰجِدُونَ ٱلْـَٔامِرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱلنَّاهُونَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱلْحَـٰفِظُونَ لِحُدُودِ ٱللَّهِ ۗ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Kelime kelime

ٱلتَّٰٓئِبُونَ
tevbe edenler
İsim
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
تَّٰٓئِبُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْعَٰبِدُونَ
ibadet edenler
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰبِدُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْحَٰمِدُونَ
hamdedenler
İsim
Kök: حمد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَٰمِدُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلسَّٰٓئِحُونَ
seyahat edenler
İsim
Kök: سيح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّٰٓئِحُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلرَّٰكِعُونَ
rüku edenler
İsim
Kök: ركع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّٰكِعُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلسَّٰجِدُونَ
secde edenler
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّٰجِدُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْءَامِرُونَ
emredip
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَامِرُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
بِٱلْمَعْرُوفِ
iyiliği
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَعْرُوفِİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
وَٱلنَّاهُونَ
ve men'edenler
İsim
Kök: نهي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاهُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
عَنِ
kötülükten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُنكَرِ
çirkin (olanı)
İsim
Kök: نكر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُنكَرِİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
وَٱلْحَٰفِظُونَ
ve koruyanlar
İsim
Kök: حفظ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَٰفِظُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
لِحُدُودِ
sınırlarını
İsim
Kök: حدد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
حُدُودِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَبَشِّرِ
ve müjdele
Fiil
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَشِّرِFiilemir، 2. tekil eril
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minleri
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Allah'a tevbe eden, kullukta bulunan, O'nu öven, O'nun uğrunda gezen, rüku ve secde eden, uygun olanı buyurup fenalığı yasak eden ve Allah'ın yasalarını koruyan müminlere de müjdele.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah'ın hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenler)dır. Müjde ver o müminlere, müjde!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Bu alışverişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler (övenler), (Allah yolunda) seyahat edenler (oruç tutanlar), rükû ve secde edenler, iyiliği emredip (öğütleyip) kötülükten engelleyenler (sakındıranlar) ve Allah’ın sınırlarını koruyanlardır. (İşte bu) müminleri müjdele!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those that turn (to Allah) in repentance; that serve Him, and praise Him; that wander in devotion to the cause of Allah,: that bow down and prostrate themselves in prayer; that enjoin good and forbid evil; and observe the limit set by Allah;- (These do rejoice). So proclaim the glad tidings to the Believers.

A. Yusuf Alipublic-domain

[The believers are] those who turn to God in repentance; who worship and praise Him; who bow down and pros-trate themselves; who order what is good and forbid what is wrong and who observe God’s limits. Give glad news to such believers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(Triumphant) are those who turn repentant (to Allah), those who serve (Him), those who praise (Him), those who fast, those who bow down, those who fall prostrate (in worship), those who enjoin the right and who forbid the wrong and those who keep the limits (ordained) of Allah - And give glad tidings to believers!

M. Pickthallpublic-domain

[Such believers are] the repentant, the worshippers, the praisers [of Allāh], the travelers [for His cause], those who bow and prostrate [in prayer], those who enjoin what is right and forbid what is wrong, and those who observe the limits [set by] Allāh. And give good tidings to the believers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن صفات هؤلاء المؤمنين الذين لهم البشارة بدخول الجنة أنهم التائبون الراجعون عما كرهه الله إلى ما يحبه ويرضاه، الذين أخلصوا العبادة لله وحده وجدوا في طاعته، الذين يحمدون الله على كل ما امتحنهم به من خير أو شر، الصائمون، الراكعون في صلاتهم، الساجدون فيها، الذين يأمرون الناس بكل ما أمر الله ورسوله به، وينهونهم عن كل ما نهى الله عنه ورسوله، المؤدون فرائض الله المنتهون إلى أمره ونهيه، القائمون على طاعته، الواقفون عند حدوده. وبشِّر -أيها النبي- هؤلاء المؤمنين المتصفين بهذه الصفات برضوان الله وجنته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?