← Sure 9

9:128

لَقَدْ جَآءَكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِٱلْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ

Kelime kelime

لَقَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
جَآءَكُمْ
size gelmiştir
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
رَسُولٌ
bir Elçi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَسُولٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْ
içinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَنفُسِكُمْ
kendi canlarınızda
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَزِيزٌ
ağır gelen
İsim
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
عَزِيزٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
عَلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَا
sıkıntıya uğramanız
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
عَنِتُّمْ
size sıkıntı verecek
Fiil
Kök: عنت
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُّمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
حَرِيصٌ
düşkün
İsim
Kök: حرص
Dilbilgisi (i'rab)
حَرِيصٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَيْكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
رَءُوفٌ
şefkatli
İsim
Kök: رأف
Dilbilgisi (i'rab)
رَءُوفٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
رَّحِيمٌ
merhametlidir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Ey inananlar! And olsun ki, içinizden size, sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, inananlara şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun size içinizden öyle bir peygamber geldi ki, gayet izzetli ve şereflidir. Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir üstünüze titrer, müminlere gayet merhametli ve şefkatlidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki size kendinizden öyle bir Elçi gelmiştir ki sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. Size çok düşkündür; müminlere karşı elbette çok şefkatlidir, merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Now hath come unto you a Messenger from amongst yourselves: it grieves him that ye should perish: ardently anxious is he over you: to the Believers is he most kind and merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

A Messenger has come to you from among yourselves. Your suffering distresses him: he is deeply concerned for you and full of kindness and mercy towards the believers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

There hath come unto you a messenger, (one) of yourselves, unto whom aught that ye are overburdened is grievous, full of concern for you, for the believers full of pity, merciful.

M. Pickthallpublic-domain

There has certainly come to you a Messenger from among yourselves. Grievous to him is what you suffer; [he is] concerned over you [i.e., your guidance] and to the believers is kind and merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لقد جاءكم أيها المؤمنون رسول من قومكم، يشق عليه ما تلقون من المكروه والعنت، حريص على إيمانكم وصلاح شأنكم، وهو بالمؤمنين كثير الرأفة والرحمة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?