34:53
وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِهِۦ مِن قَبْلُ ۖ وَيَقْذِفُونَ بِٱلْغَيْبِ مِن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ
كلمة بكلمة
الإعراب
الإعراب
الإعراب
الإعراب
الإعراب
الإعراب
الإعراب
الترجمة
وقد كفروا بالحق في الدنيا، وكذبوا الرسل، ويرمون بالظن من جهة بعيدة عن إصابة الحق، ليس لهم فيها مستند لظنهم الباطل، فلا سبيل لإصابتهم الحق، كما لا سبيل للرامي إلى إصابة الغرض من مكان بعيد.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution
Oysa onu daha önce inkar etmişler, uzak bir yer olan dünyadan görünmeyene dil uzatmışlardı.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Halbuki daha önce (dünyada) O'nu inkâr etmişlerdi. Uzak yerden gayba taş atıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Daha önce (dünyada) onu (gerçeği) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb (bilinemeyen) hakkında atıp tutuyorlardı. Sebe'
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
Seeing that they did reject Faith (entirely) before, and that they (continually) cast (slanders) on the unseen from a position far off?
A. Yusuf Alipublic-domain
they denied it all in the past, and threw conjecture from a faroff place-
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
When they disbelieved in it of yore. They aim at the unseen from afar off.
M. Pickthallpublic-domain
And they had already disbelieved in it before and would assault the unseen from a place far away.
Saheeh Internationalall-rights-reserved