← Sure 34

34:53

وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِهِۦ مِن قَبْلُ ۖ وَيَقْذِفُونَ بِٱلْغَيْبِ مِن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ

Kelime kelime

وَقَدْ
oysa andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
كَفَرُوا۟
inkar etmişlerdi
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
مِن
daha önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلُİsimmecrûr (genitif)
وَيَقْذِفُونَ
ve atıyorlardı
Fiil
Kök: قذف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَقْذِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱلْغَيْبِ
görülmeyene
İsim
Kök: غيب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَيْبِİsimeril، mecrûr (genitif)
مِن
yerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
مَّكَانٍۭ
yerine
İsim
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
مَّكَانٍۭİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَعِيدٍ
uzak
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعِيدٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Oysa onu daha önce inkar etmişler, uzak bir yer olan dünyadan görünmeyene dil uzatmışlardı.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Halbuki daha önce (dünyada) O'nu inkâr etmişlerdi. Uzak yerden gayba taş atıyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Daha önce (dünyada) onu (gerçeği) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb (bilinemeyen) hakkında atıp tutuyorlardı. Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Seeing that they did reject Faith (entirely) before, and that they (continually) cast (slanders) on the unseen from a position far off?

A. Yusuf Alipublic-domain

they denied it all in the past, and threw conjecture from a faroff place-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

When they disbelieved in it of yore. They aim at the unseen from afar off.

M. Pickthallpublic-domain

And they had already disbelieved in it before and would assault the unseen from a place far away.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقد كفروا بالحق في الدنيا، وكذبوا الرسل، ويرمون بالظن من جهة بعيدة عن إصابة الحق، ليس لهم فيها مستند لظنهم الباطل، فلا سبيل لإصابتهم الحق، كما لا سبيل للرامي إلى إصابة الغرض من مكان بعيد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular