القميص معروف، وجمعه قمص وأقمصة وقمصان. قال تعالى: إن كان قميصه قد من قبل [يوسف/ 26]، وإن كان قميصه قد من دبر [يوسف/ 27] وتقمصه: لبسه، وقمص البعير يقمص ويقمص: إذا نزا، والقماص: داء يأخذه فلا يستقر به موضعه ومنه (القامصة) في الحديث.
Exdore translation — not part of the source
el-Kamîs (gömlek) bilinen bir şeydir; çoğulu kumus, akmisa ve kumsândır. Yüce Allah şöyle buyurdu: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa" [12:26], "eğer onun gömleği arkadan yırtılmışsa" [12:27]. Tekammesahu: onu (gömlek gibi) giydi. Kamasa'l-baîru yakmisu ve yakmusu: deve zıplayıp sıçradığında (bu fiil kullanılır). el-Kumâs: bir hastalıktır ki insanı tutunca artık bulunduğu yerde sabit duramaz; hadiste geçen (el-kâmisa) da bundandır.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)