← Sure 10

10:45

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَأَن لَّمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا سَاعَةً مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ ۚ قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ

Kelime kelime

وَيَوْمَ
ve gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَحْشُرُهُمْ
onları toplayacağımız
Fiil
Kök: حشر
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْشُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَأَن
sanki gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَأَنEdatmansûb (akuzatif)
لَّمْ
kalmamışlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
يَلْبَثُوٓا۟
kaldıklarını
Fiil
Kök: لبث
Dilbilgisi (i'rab)
يَلْبَثُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّا
bile
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
سَاعَةً
bir anı kadar
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
سَاعَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
gündüzden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّهَارِ
gündüzün
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّهَارِİsimeril، mecrûr (genitif)
يَتَعَارَفُونَ
tanışırlar
Fiil
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَعَارَفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَيْنَهُمْ
kendi aralarında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
خَسِرَ
zarara uğramışlardır
Fiil
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
خَسِرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَذَّبُوا۟
yalanlayan(lar)
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِلِقَآءِ
kavuşmayı
İsim
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لِقَآءِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانُوا۟
doğru yola girmeyenler
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُهْتَدِينَ
doğru yolu bulan
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
مُهْتَدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Onları toplayacağı kıyamet günü, sanki gündüz, birbirleriyle sadece tanışacakları bir saat kadar kalmış gibidirler. Allah'ın karşısına çıkmayı yalan sayanlar kaybetmişlerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'ın onları haşredip toplayacağı günde, sanki onlar dünyada gündüz bir parça kalmışlar da aralarında tanışmışlar gibi olacak. Allah'ın huzuruna çıkacaklarına inanmamış ve doğru yolu tutmamış olanlar hiç şüphesiz en büyük ziyana uğramış olacaklar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Allah) o gün onları, (dünyada) sanki günün ancak aralarında birbirleriyle tanışabilecekleri bir saati kadar kalmış gibi toplayacaktır. Allah ile karşılaşmayı yalanlayıp doğru yola gelmemiş olanlar elbette zarara uğramışlardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

One day He will gather them together: (It will be) as if they had tarried but an hour of a day: they will recognise each other: assuredly those will be lost who denied the meeting with Allah and refused to receive true guidance.

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day He gathers them together, it will be as if they have stayed [in the world] no longer than a single hour, and they will recognize one another. Those who denied the meeting with God will be the losers, for they did not follow the right guidance.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And on the day when He shall gather them together, (when it will seem) as though they had tarried but an hour of the day, recognising one another, those will verily have perished who denied the meeting with Allah and were not guided.

M. Pickthallpublic-domain

And on the Day when He will gather them, [it will be] as if they had not remained [in the world] but an hour of the day, [and] they will know each other. Those will have lost who denied the meeting with Allāh and were not guided.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويوم يَحشر الله هؤلاء المشركين يوم البعث والحساب، كأنهم قبل ذلك لم يمكثوا في الحياة الدنيا إلا قدر ساعة من النهار، يعرف بعضهم بعضًا كحالهم في الدنيا، ثم انقطعت تلك المعرفة وانقضت تلك الساعة. قد خسر الذين كفروا وكذَّبوا بلقاء الله وثوابه وعقابه، وما كانوا موفَّقين لإصابة الرشد فيما فعلوا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?